İçerik Bulutu’nun spesifik alanlarda içerik üreten GURU yazarlarını tanıttığımız Kim Bu GURU Yazarlar serisinin 4. röportajını en inovatif içerik üreticilerimizden endüstri mühendisi ve ürün yöneticisi player1 ile gerçekleştirdik.

Keyifli okumalar!

  1. Röportaja başlamadan önce bize kendinizden bahsedebilir misiniz?

İzmir Karşıyaka doğumlu, üniversite için İstanbul’a gelip 11 yıldır ayrılamayan bir mühendis ve ürün yöneticisiyim. 29 yaşındayım, fakat hala en büyük keyiflerimden biri çizgi film izlemek. İş hayatı ve devam eden akademik hayat dışında bir de son yıllarda sık sık seyahat etmeye, yeni yerler görmeye çalışıyorum.

Kısaca bir internet emekçisi ve hafta sonu gezginiyim diyebilirim sanırım. 

  • Eğitiminizi nerede ve hangi alanda aldınız?

İzmir Bornova Anadolu Lisesi’nden mezun olup İTÜ Endüstri Mühendisliği’ni kazandım. Dört yıllık üniversite hayatımda aldığım eğitimin çeşitliliğinden dolayı, özel sektörde hemen her alanda çalışan endüstri mühendisleriyle karşılaşmak mümkündü. Dolayısıyla çok sayıda farklı sektörde staj yaptım ve sonunda kendimi bir bankanın ürün yönetimi ekibinde buldum. Ürün yöneticiliği kariyerim de aslında biraz böyle kaderin cilvesi olarak doğmuş oldu, meğer aradığım da buymuş zaten.

Çalışma hayatımda farklı sektörlerde, fakat genellikle dijital ürünler ekseninde çalışma fırsatı buldum. Farklı sektörlerde ve farklı yetki seviyelerinde çalıştıkça, merakım ve üretme hevesim arttı ve bu da eğitim hayatıma yansıdı. Bu merak sağ olsun, önce Bilgi Üniversitesi’nde Pazarlama İletişimi Yüksek Lisansı’nı bitirdim. Şimdi de Bahçeşehir Üniversitesi Reklam ve Halkla İlişkiler Doktorası’nda tezimi hazırlıyorum.

  • icerikbulutu.com ile nasıl tanıştınız?

İçerik Bulutu’nun kurucusu Ahmet Durmuşoğlu ile yüksek lisans sıralarından tanışıyoruz. Dolayısıyla aslında emekleme günlerinden beri İçerik Bulutu’nu takip ediyorum diyebilirim J Sonrasında yıllar geçti ve sektörde birçok kişinin övgüyle bahsettiğine defalarca şahit oldukça gizli bir gurur da duydum tabii ki. Bu sırada hazır yazmayı da severken GURU yazar olarak yazma imkanını bulunca tabii ki kaçırmadım!

  • Kendi uzmanlık alanınızda Guru içerikler üretiyor olmanızın ürettiğiniz içeriğin kalitesine etkisi olduğunu düşünüyor musunuz?

Bir yazıyla ilgili “GURU” sıfatıyla yazı yazmanın ağırlığı yazar tarafında çok büyük. Öncelikle benden beklenen talebin altını doldurmalıyım ve okuyan herkese bu yazının nitelikli, deneyimli ellerden çıktığını hissettirmeliyim. Hizmet alanlar bu yazıya normal işlere göre daha yüksek ücretler ödediği için bu talebi karşılamanın sorumluluğu ekstra büyük.

Benim ve muhtemelen diğer GURUiçerik üreticileri açısından kaliteli içerik üretmenin en büyük sırrı, kendi alanlarımızda uzmanlaşabilmek için yıllar boyunca çok fazla okumuş, yazmış olmamız. Bir yerden sonra insan aslında ne kadar az bildiğini (“bildiğim tek şey, hiçbir şey bilmediğimdir – Sokrates”)ama bu bilgi için nereye bakması ve nasıl hareket etmesi gerektiğini çok iyi bilir hale geliyor. Bu da içine sinen bir yazı yazmanın temelinde olan şey zaten, doğru kaynakları kullanabilmek ve derleyebilmek.

  • Alanınızda ne üzerine çalışmalar yaptınız?

Amatör olarak güncel dijital ürünler odağında yeni ürünleri, gelişmeleri ve girişimleri değerlendirdiğim ve kendi görüşlerimi ve zaman zaman deneyimlerimi de paylaştığım birçok yazı yazdım. Bunlar dışında akademik olarak dijital varlık üzerine lisans, dijital ürünlerde lokalizasyon üzerine de yüksek lisans tezim var. Doktora sırasında yazdığım irili ufaklı iletişim teorisi etrafında makaleler dışında, tezimi de dijital ürünlerin kitle iletişimi üzerindeki etkileri ve sonuçları üzerine hazırlamaya devam ediyorum.

  • Kendinizi hem uzmanlık alanınızda hem de içerik yazarlığında geliştirmek için neler yapıyorsunuz?

Bu sorunun çok basit bir cevabı var, belli bir deneyime sahip ve kendini başarılı hisseden herkesin de vereceği bir cevap. Daha çok okumak ve daha çok yazmak. Uzmanlık alanının gelişmesinde en büyük faydayı dünyayı takip edip, gelişmeleri etrafındakilerle paylaşıp tartışmakta buldum. Bunun için özellikle kariyerimin başında içinde bulunduğum online toplulukların etkisini yadsıyamam. Sonrasında zaten bu toplulukla bir şeyler paylaşabilmek adına insan yazma ihtiyacını hissediyor. Yazma yeteneği ise maraton koşmakla gerçekten aynıymış. İlk yazılarım ve son yazılarım arasındaki dramatik fark bunu bana çok rahat gösteriyor.

  • Bir uzmanlık alanına sahip ve içerik üretmek isteyen kişilere kendilerini geliştirmeleri için ne yapmalarını önerirsiniz?

Okuyun, yazın. Hayır bitmedi, daha çok okuyun ve daha çok yazın. Başkası için değil, kendiniz için okuyun. Düşüncelerinizi yazın; ama kimse okusun diye değil, kendiniz için, kendinizi ifade etmek için yazın.

İnsan bir yerden sonra kendi tarzının ve üslubunun oturduğunu fark ediyor. Dolayısıyla diğer yazarların da üslubunun ve tarzının farkına varmaya başlıyor. İşin zevkli yanı da tam burası zaten. Kısa bir süre sonra “daha çok yazmak için okumak” ve “daha çok okumak için yazmak” arasında zıplarken buluyor insan kendisini, bu da yazı yazmanın “runner’s high’ı” diyebilirim rahatça.