Son Blog Yazıları
Webinar – Dijital Ekosisteminde Takım ve Zaman Yönetimi

Bu videoda hangi konular var?

Organizasyon yapısı

Takım ve zaman yönetimi araçları

Ekip kontrol mekanizması

Ekip içi işbirliği ve iletişim

Ekip motivasyonu

Şirket kültürü

Hedef belirleme

Ödüllendirme

GroupM, Data&Technology Director Aykut Aslantaş’ın sunumuyla. Hemen izle!

 

İçerik Pazarlamacılar İçin 9 WordPress Eklentisi

Markanızı diğerlerinden farklılaştırmanın ve hedef kitlenizle etkileşimde bulunmanın daha da zorlaştığı günümüzde etkileşimli içerik, kitlenin katılımını artırmak için harika bir yoldur ve insanları web sitesinde daha uzun süre tutar.

İçerik oluşturmak için WordPress kullanıyorsanız, blogunuzu etkileşimli hale getirebilirsiniz. İşte, bunu yapmanıza yardımcı olacak 9 eklenti:

 1. Progressive Web Apps

2018’de web trafiğinin %52’si mobil cihazlardan geldi. Bu yüzden mobil bir siteye ya da belki bir mobil uygulamaya ihtiyacınız olabilir. PWA WordPress eklentisi, web sitenizi hızlı ve kolay bir şekilde bir mobil cihazın ana ekranından erişilebilen bir “mobil uygulamaya” dönüştürmenize olanak tanır.

Kullanıcılar uygulamayı doğrudan akıllı telefonlarındaki ana ekrandan başlatarak sitenizi tekrar ziyaret edebilir ve ardından web sitenizle etkileşim kurmak için uygulama benzeri bir arayüz kullanabilir. Site sayfalarınızı cep telefonlarında önbelleğe alma seçeneğiniz de vardır, böylece web’e bağlı değilken sayfalarınızı tekrar ziyaret edebilirler. Sitenizde düzenli olarak yeni içerikler yayınlıyorsanız,PWA WordPress eklentisi ile tekrarlanan site trafiğinizi artırabilirsiniz.

 2. Easy Table of Contents veya CM Table Of Contents

Hedef kitlenizin dikkatini en baştan çekmenin bir başka yolu da yayınınızın başında bir “İçindekiler Tablosu” göstermek.Okuyuculara sitenizden ne bekleyebileceklerine dair hızlı bir genel bakış sunmak istiyorsanız bu gerçekten güzel, aynı zamanda inanılmaz derecede kolay bir yöntem.

WordPress’te, bu özelliği uygulamanıza yardımcı olmak için kullanabileceğiniz ücretsiz eklentiler var.

wordpress eklentileri

 3.OneSignal

Bu eklenti, insanlar web sitenize geldiğinde bildirim seçeneklerinden yararlanmanıza izin verir. Ziyaretçiler, yeni bir içerik yayınladığınızda masaüstü anında iletme bildirimleri almayı seçebilirler. Ziyaretçilerin web sitenizi terk ettikten sonra da bu bildirimleri almasıyla web sitenize sürekli trafik çekebilirsiniz.

Bu eklenti Chrome, Safari ve Firefox’u destekler. Bununla birlikte, karşılaştırılabilir başka eklentiler de var, ancak birçoğunun maliyeti yüksek. OneSignal tam özellikli bir uygulama ve tamamen ücretsiz.

4. Inbound Rocket

Inbound Rocket, WordPress sitenizdeki ziyaretçilerin davranışlarını izlemenize, analiz etmenize ve belirli bir zaman sonra site ziyaretçileriyle kurduğunuz ilişkilerile onları müşteriye dönüştürmenize yardımcı olan kullanışlı bir eklenti. Özellikleri arasında CRM ve müşteri yönetimi, sosyal medya paylaşım seçenekleri ve ziyaretçi analitiği bulunur.

 5. Yoast

WordPress kullanıcısı olarak, muhtemelen Yoast’ı zaten duymuş veya kullanmışsınızdır. Henüz kullanmadıysanız mutlaka denemelisiniz, çünkü Yoast mevcut en iyi WordPress eklentilerinden biri.

Yoast kolayca web sitenizin SEO’sunu nerede ve nasıl geliştireceğinizi gösterir.Yoast, sizi içeriğiniz için bir odak anahtar kelimesi seçmeye zorlar ve bu anahtar kelimeyi baştan sona kullanarak anahtar kelimenizi optimize etmenizi sağlar. Yoast ayrıca; meta açıklamaları, resim alt metni ve alt başlıklarınızı denetler ve bunlar eksikse doldurmanız için size bilgi verir.

 6. All In One Schema Rich Snippets

Organik arama yaparken bazı hızlı özet cevaplarla karşılaşırız. Bir ürünün farklı mağazalardaki fiyatı, bir filmin farklı sinemalardaki seansları gibi… İşte bu verilerin hepsi “rich snippet” adı verilen kodlamaya dayalı araç sayesinde kullanıcının karşısına çıkar. Hali hazırda “rich snippet”ten yararlanmayı denediniz, fakat sonuç alamadınız mı? WordPress sitenize ekleyeceğiniz All In One Schema Rich Snippets eklentisi sayesinde siz de bu özellikten faydalanabilirsiniz.

Bu eklenti, web sitenizin veya bir web sayfanızın Google, Yahoo ve Bing arama sonuçlarında ve hatta bazen Facebook haber yayınlarında kısa bir özetini sunar. Ayrıca, arama yapanlara tam olarak aradıkları şeyle ilgili inceleme derecelendirmeleri, resimler ve bilgiler sağlar.

Bu eklentiyle, sitenizin arama motoru sonuçlarının üstünde çıkması artık daha kolay.

 7. GravityForms veya Everest Forms

Ziyaretçilerinizin sizinle iletişim kurmasına sağlamak için kullanabileceğiniz iki WordPress iletişim formu eklentisi: GravityForms ve Everest Forms.

GravityForms, WordPress için en iyi form oluşturucu eklentilerden biri. MailChimp, AWeber, FreshBooks ve PayPal gibi diğer üçüncü taraf web uygulamaları ve servisleriyle entegrasyonu da kolay.

GravityForms yazılımını bir kerelik 59 ABD doları karşılığında satın alabilir ve web sitenizde birkaç dakika içinde form oluşturmaya ve yayınlamaya başlayabilirsiniz. Varolan web formlarınızı oluşturmak, ayarlamak ve test etmek için zaten zamana ve kaynaklara harcadığınız zamanı göz önünde bulundurduğunuzda GravityForms sizin için kullanmaya değer bir eklenti olabilir.

Everest Forms ise bütçe kısıtlarıyla karşılaşıyorsanız ve bir iletişim formu eklentisi için ödeme yapmak istemiyorsanız kullanabileceğiniz bir eklenti. GravityForms’un tüm özelliklerini sunmasa daçoğu web sitesinde iyi çalışır. Ayıca kullanımı kolay ve tamamen ücretsiz.

 8. Blog2Social

Blog2Social, sosyal medyadaki içeriklerinizi WordPress panonuzdan kolayca paylaşmanıza olanak sağlayan bir eklenti. Blog2Social’ın diğer eklentilerden fazlası, eski blog yayınlarını otomatik olarak yeniden yayınlamanıza izin vermesi.

Benzer eklentilerin hiçbiri Blog2Social kadar etkili değil. Blog2Social yaklaşık bir yıldır kullanımda ve sağlam kodlar üzerine kurulu, bu da içeriği yeniden düzenlemek için en iyi eklentilerden biri olmasını sağlar.

Her ne kadar Blog2Social ücretsiz olsa da, daha fazla özelliğinden yararlanmak için ücretli versiyonunu da kullanabilirsiniz.

 9.Intelly Inline Related Posts

Intelly Inline Related Posts satır içi alakalı içerik eklemenizi sağlar.Intelly, etkileşimi artırmanıza, okuyucuları tutmanıza, evergreen içeriğinizin değerini yükseltmenize ve aynı zamanda hemen çıkma oranınızı düşürmenize yardımcı olur.

Ayrıca “Daha Fazlasını Okuyun” eklentileri ile de ziyaretçilerinizi web sitenizde daha fazla tutabilirsiniz. Ziyaretçilerinizin blogunuzu ve sitenizdeki diğer içerikleri okumalarını sağlayacak WordPress’te kullanabileceğiniz bu eklentilere göz atabilirsiniz.

Bonus: İçerik Bulutu WordPress Eklentisi

İçerik üretiminin yanı sıra içeriklerin düzenlenmesi ve yayına hazır hale getirilmesi de zaman alan ve iş yükünüzü arttıran bir durumdur. İçerik Bulutu WordPress Entegrasyonu, satın aldığınız içerikleri, ihtiyaçlarınıza göre manuel ya da otomatik olarak WordPress tabanlı web sitenize aktarır.

İçerik Bulutu sistemi üzerinden web sitenize aktarılan içerikleri, dilerseniz taslak olarak kaydedip zamanlayabilir, dilerseniz de otomatik olarak yayınlayabilirsiniz.

İçerik Bulutu Yazılım Mimarisine Ufak Bir Bakış

Blogumuzdaki içerik dünyası ile ilgili yazılarımızın yoğunluğundan sıyrılıp bir de icerikbulutu.com un arka planında yazılımsal olarak neler oluyor ya da geliştiricilerimiz nasıl bu kodlamaları yapıyor o konuya değinelim.

icerikbulutu.com a girerseniz, sizi şirketimizi ve hizmetlerimizi anlatan genelde statik verilerden oluşan bir arayüzün beklediğini göreceksiniz. Ancak buradaki arayüzler dev bir arka planın sadece sunum kısmı. Hizmetlerimizi işleyiş zamanlamasına göre bir sıralamaya sokarsak; yayıncı ve ajans, yönetim, yazar ve editör gibi alt alanlara ayırabiliriz. Bir de ana yapımızda zorunlu bir iletişim içinde olmasa da, bu kaynaklardan beslenen akademi ve bu yazımızın da paylaşıldığı bloğumuz var.

Kısaca bu arayüzlerimizi ve servislerimi tanıyalım. Daha sonra standart yazılım geliştirme metodolojilerinin üzerine biz ne koyduk, müşterilerimize ve yazarlarımıza faydalı olabilmek için hem güvenlik hem de işleyiş açısından ne gibi geliştirmeler yaptık, yazılım geliştiriclerimizin rahat kodlama yapabilmesi için neler yapıyoruz onlara bakalım.

Genel Mimari

Önce ufak bir grafikle işleyişi canlandırmaya çalışalım:

Yazılım Mimarisi

Grafikte görüldüğü gibi kullanıcılar servislerimize 3 farklı yolla ulaşabilirler. Bunlar standart web arayüzlerimiz (html), mobil uygulamamız (native iOS ve Android) ve RESTful API miz. Genel mimariden uzaklaşmayan yapımızda alıcıları (client) dinleyen bir API (server) ve istekleri işleyen bir iş modeli ve tabii ki veritabanımız var. API miz aynı zaman üçüncü parti yazılımlar ya da servisleri kullanarak belirtilen(Twitter gibi) dış uygulamalara da ulaşıyor. Bağımsız çalışan zamanlanmış görevlerimiz ise belirli sürelerde (mesela her saat başı gibi) ya da belirlenmiş tarihlerde çalışarak yine belirlediğimiz iş süreçlerimizi uyguluyor (rapor hazırlamak, içerik üretim sürelerini kontrol etmek, sosyal köprü gönderimlerini takip etmek gibi).

İşler Nasıl Kolaylaşıyor?

Arayüzlerimizde kullanıcıların rahat çalışması ve mümkün olduğunca her işi arayüzlerden tamamlayabilmeleri için sürekli geliştirmeler yapıyoruz. Bu konuda her kullanıcı tipi için örneklerimize bakalım.

Yayıncı ve ajanslarımızın bu konuda yelpazesi biraz daha geniş. Bunun nedeni aslında içerik üretimi sonrası yapılabilecek entegrasyonlardan geçiyor. Üretim arayüzlerinin veri girişi zaten html arayüzlerden sağlanıyor. Ancak üretim sonrası datanın alınması ya da başka uygulamalara aktarılması kısmında devreye entegrasyonlarımız giriyor.  Burada kullanıcı dataları içerik türüne göre ister word, ister excel belgesi ya da düz metin veya html olarak indirebiliyor. WordPress eklentimiz ile direkt olarak içeriği sitesine aktarabiliyor. Sosyal Köprü altyapımız ile twitter ya da facebook’ta direkt bir paylaşım ya da zamanlama yapabiliyor. T-Softa tabanlı e-ticaret sitelerine direkt aktarım gerçekleştirebiliyor. Bunun yanında üretim aşamlarında mobil bildirim ve mail ile de sürekli gelişmelerden haberdar olabiliyor.

Yazarlarımız için de kullanışlı uygulamalarımız ve entegrasyonlarımız bulunuyor. Mobil uygulamamız sayesinde bildirimlerle anlık olarak yeni içeriklerden haberdar olup içerikleri üstlenebiliyorlar. Her türlü aşamadan yine bildirimlerle haberdar olup hızlıca aksiyon alabiliyorlar. Yazarlarımızın metin yazma editörünü (WYSIWYG) ekstra geliştirmelerle daha kullanışlı hale getiriyoruz. İçeriği yazarken anlık olarak kalan kelime ya da harf sayısını, anahtar kelime kullanımını, görsel eklentisi yapıp yapmadıklarını takip edebiliyorlar. Yazı içinde istedikleri noktalarda notlar bırakarak kontrol eden kişiyle kolayca iletişim kurabiliyorlar.

Editörlerimizin de kullanımına çeşitli kontrol araçları sunuyoruz. Yazıları kontrol eden kullanıcılarımız yazarlar gibi içeriğin istene şartları sağlayıp sağlamadığını yazım editöründe görebiliyorlar (kelime sayısı, anahtar kelime kullanımı, görsel v.b.). Ayrıca türkçe metinler için bir yazım denetimi kontrolü, içeriklerin orijinallik seviyesini kontrol eden servisler sunuyoruz. Revizyon olanağı sağladığımız bu kullanıcılar metinlerin istedikleri noktasına notlar alarak konuşma balonları şeklinde yazarlarımızla iletişim kurabiliyorlar. Böylece hızlı ve etkili bir çözüme ulaşabiliyorlar.

Önemli nokta ise bu çözümlerin çoğu kendi yazılım ekibimizin geliştirdiği kodlar ile yapılıyor. Böylece 3. parti yazılımlara ya da dinamik bağlantı kütüphanelerine (dll) ihtiyacı azaltıyoruz.

Yapay Zeka

İçerik Bulutu olarak yapay zekanın önemini de göz önünde bulunduruyoruz. Özellikle makine öğrenmesi hakkında araştırmalar yapıp testler gerçekleştiriyoruz. Tabii ki elimizde var olan data da bize büyük oranda yardımcı olacak. Kısa süre içerisinde 4bin’e yakın yayıncı için oluşturulan 100bin’den fazla içerik bu konuda besleme datası olarak kullanılıyor.

Şu anda ise “kural bazlı doğal dil geliştirme” aracımızla küçük bir excel datası ile binlerce farklı içerik oluşturabiliyoruz. Şu anda rahatlıkla raporlama, bilgilendirme, özel gün metinleri hazırlama, kişiye özel özet çıkarma ve basit içerik oluşturma işlemleri için kullanıcılarımız bu aracı kullanıyorlar.

yapay zeka

Kullanıcımız bu platforumuzu kullanarak.

– Sunduğu datadaki alanları istediği yerde formatlayarak kullanabilme

Metinler için: Aynen kullanma, tamamını büyük ya da küçük harfle yazma, ilk harfi ya da bütün kelimelerin ilk harflerini büyük yazma gibi seçenekleri kullanabilme

Rakamlar için: Basamak sayısı belirleyebilme, metne dönüştürme, datadaki ortalamasını ya da genel toplamını kullanabilme

Tarihler için: İstediği şekilde formatayabilme

True/False için:  Bu şekilde tanımlanabilen bir data varsa, koşul işlemleri için bu formatı kullanabilme (örneğin stokta var/yok gibi)

Liste için: Virgülle ayrılmış listeler desteklenmektedir. Listeler metin gibi işlenip son girdi “ve” “veya” ekleri ile ayrılıp kullanabilir.

– Koşul ekleme

Dataları kullanarak ya da statik verilerle istediği şekilde koşullar ile dinamik ya da statik metinler oluşturabilme.

– İşlem ekleme

Dataları kullanarak ya da elle girilecek verilerle her türlü matematiksel işlemi yapabilme, daha sonra tekrar kullanmak üzere kaydedebilme

– Eş anlamlı kelimeler oluşturma

Eş anlamlı kelimeler ile metin çeşitliliği sağlama, kaydedip tekrar kullanabilme

– Bağlantı yönetimi

Datasal ya da statik linkleri detaylı bir şekilde kullanabilme, bakınız vb. tarzı iletişimleri rahatça kurabilme.

Örneğin elinizde detaylı bir data varsa 3 cümle ile 140bin farklı içerik olulturabilirsiniz 🙂 İlginç değil mi?

Peki ya güvenlik?

SSL gibi standartlar zaten uygulamalarımızın tamamında mevcut. Kişisel şifreler ise scrypt algoritması ile saklanıyor. Bu programcılarımız da dahil hiçkimse bu verileri çözemez anlamına geliyor. Diğer uygulamalarda ise token lar ile veri alışverişi yapılıyor. Bu durumda kişisel verilerin hiç birinin uygulama ve servis arasında gidip gelmemesi anlamına geliyor.

Yakın zamanda 2 faktörlü kimlik doğrulaması uygulamasına da geçeceğiz. Bu uygulama 3 farklı onay mekanizması ile çalışıyor. İlki Garanti Bankası’nın mobil uygulaması gibi bildirim onaylama metodu, ikincisi sms onay kodu ve üçüncüsü ise mail onay kodu. Bu şekilde kullanıcılarımızın hesaplarını maksimum güvenlik ile korumaya çalışıyoruz.

yazılım güvenliği

Örneğin yukarıdaki giriş ekranından sonra otomatik olarak mobil uygulamaya bir onay bildirim gidecek ve o bildrim onaylanmadan giriş yapılamayacaktır.

yazılım güvenliği

Tabii ki diğer giriş türleri de aynı ekran üzerinden desteklenmektedir.

Yazılım geliştirirken kolaylıklar

Klasik geliştirici araçlarından burada bahsetmeyeceğim. Ancak özellikle yönetim tarafındaki ekranlarımızın geliştirilmesinde geliştiricilerimiz için standart kontroller hazırladık. Bu şekilde geliştiricilerimiz 0 (sıfır) html kodu ve çok az javascript yazarak (sadece grid ve grafik oluşturma çağrıları) bütün sayfaları hazırlayabiliyorlar. Bunun için hazır bir css şablonu kullanarak tamamını bizim yazdığımız grid, grafik, sekme, bütün form kontrollerini barındıran ya da bunların bir ksımıyla hazırlanmış farklı şablonlar (widget) hazırladık. “Bizim yazdığımız” kelimeleri aslında bütün bu kontrolleri oluşturan, ajax çağrıları yapan, render işlemlerini gerçekleştiren, dinamik olarak güncelleyen bütün javascript kodlarını bizim yazdığımızı simgeliyor 🙂

Kontroller bir uygulamada gerekli olan bütün olayları sağlıyorlar. Örneğin gridimiz (veriler test verileridir):

yazılım geliştirme

Gridlerimiz ajax çağrıları ile yükleniyor. Bütün içerik, sayfalama, başlıklar, arama (filtre) kutuları, grid içi şablonlar tamamı dinamik olarak oluşturuluyor. Desteklenen özellikler:

– Sayfalama,

– Görüntülenen satır sayısı değiştirebilme (bütün kayıtların ayrıca detayı),

– Dinamik excel aktarımı,

– Başlıklara tıklayarak sıralama,

– Filtreleme kutucukları (çoklu seçim, tekli seçim, tarih aralığı, <, >, <= ,>= ve != fonksyionları desteği)

– Ön filtreleme koşulları

– Satır seçimi için ek kolon açabilme (tek tek veya tümü seçimleri yapabilme – seçimleri bir dizide ilgili kontrole aktarabilme)

– Menü işlemleri için ek kolon açabilme (statik veya ajax çağrımı yapabilme)

– Satır yükseklik ve sütün genişlik ayarlama

– Tarihler, rakamlar v.b. için yerelleştirme,

– Verileri ön tanımlı şablonlar ile şekillendirme (doğru yanlış için yeşil-gri yuvarlaklar ya da yüzdesel gösterimler için progress-bar şablonları, resimler için yuvarlatılmış gösterimler, link bağlantıları, birden çok veriyi aynı kolonda gösterebilme v.b.)

– Koşul bazlı class, css ya da html ekleme-değiştirme (örneğin [Field]<3 ise ‘class=”red”‘ ekleme v.b.)

– Fonksiyon veya matematiksel işlem çalıştırma

Grafiksel olarak ise amChart kullanarak datalarımızı görselleştiriyoruz. Bu konuda da geliştiricilerimiz için baz kontroller yazarak bir kaç satırlık javascript kodu ile sayfalarımıza çıktı üretebiliyoruz. Örnek olarak:

initializeChart(

“grafik için tekil bir ad”,

“simpleBar”,

{ “field”: “X”, “value”: “Y”, “color”:”Z” },

“ajax çağrı adresi”

);

kodu bize çıktı olarak (veriler test verileridir)

data görselleştirme

görselini oluşturuyor. Bu grafik için hiç bir html kodu ya da ekstra başka bir javascript kodu yazılmıyor.

Grafik kontrolümüz şunları destekliyor.

– Yatay veri aralığı dinamik filtreleme (ajax çağrımı)

– Dinamik veri değişimi (veri ekleme ya da güncelleme – tek ya da çoğul)

– Kolon seçiminde javascript method ya da ajax çağrımı

Veri girişleri için ise kontrol kütüphanesi geliştirdik. Örneğin aşağıdaki

kontrol kütüphanesi

Çıktıyı almak için geliştiricinin sadece c# kodu ile bir konteyner oluşturup modeli içine tanımlaması gerekiyor. Örneğin:

new Container{

Items=new List<Item>{

new ControlForm {

Controls = new List<Control>{

new CheckControl {

Field= Model.X,

Header=”Yayıncı”,

IsRequired=true,

….},

new ImageControl {

….},

Burada CheckControl checkBox’ı oluşturan baz kontrolün tanımını içeriyor. Bu şekilde lazım olan bütün kontroller için (fotoğraf, text, label, dropDown,searchBox,link,radio v.b.) baz kontroller yazılıp geliştiricilerin kullanımına sunuldu. Buradaki ControlForm’umuz da farklı formları taşıyan bir baz kontrol. Aynı bu şekilde grid taşıyan bir GridControl, grafikler için ChartControl ya da hepsini içerebilen TabControl gibi yapılarımız da oluşturuldu. Bu yapılar aşağıdaki gibi birçok özelliği destekliyor:

– Modele otomatik bağlama (binding)

– Değer değiştiğinde (buton ise tıklandığında v.b.) belirlenen bir javascript metodunu çağırabilme

– Değer değiştiğinde belirlenen başka bir kontrolü yenileyebilme (ya da doldurabilme)

– Değer değiştiğinde belirlenen bir ajax çağrımını (model ile) çağırabilme, çağrım başarılı ise sayfayı yenileyebilme

– Dinamik (ajax çağrısı ile arama yapılabilen) ya da statik dropdown’lar

– Radio Grupları gibi çoklu datalar için dinamik yönetim

– Diğer form kontrollerinden (grid ve grafik gibi) data alabilme

– Ajax çağrımı ya da javascript metod çağrımı yapmadan önce onay alma

– Editör kontrolü için otomatik olarak kelime-harf sayısı, anahtar kelime kullanımı ve görsel içerme fonksiyonlarını belirleme

– Dosya yükleme kontrolünün bütün bileşenlerini dinamik hazırlama

– Tam ve Ondalık kısımlı nümerik girişleri otomatik hazırlama (iki ayrı model oluşturma)

– Telefon girişi için ülke seçimi ve telefon numarası girişlerini otomatik hazırlama (iki ayrı model oluşturma)

– Başlık, alt bilgi başlığı, placeholder gibi değerler

– İkon kullanımı

– Zorunlu alan tanımı

– Sadece okunabilir alan

Sonuç olarak bütün html ve ilgili Jquery kodları bir kütüphaneye çıkarılarak geliştiricilerin sadece işleyişe odaklanması ve tabii ki testi kolay, aynı görsel yapıda ve hızlı arayüz çıkarmaları sağlandı.

Her ne kadar bu geliştirmeler yazılımsal anlamda olup İçerik Bulutu hariç herhangi bir yapıya da uygulanabilecek olsa da bazı zorunlu kullanımların olması (örneğin WYSIWYG editörü) bize bu konuda biraz daha geniş bakış açısı sağladı.

Etkili Giriş Paragrafı Nasıl Yazılır?

Bu yazıyı okuyan her 10 kişiden yaklaşık altısı 15 saniye içerisinde sayfayı terk edebilir ya da daha iyi bir ihtimalle yazının tümünü hevesle okuyabilir. İkinci ihtimalin gerçekleşmesi için yapılabilecek en iyi şey, etkili bir giriş paragrafı yazmak.

İster bir ürün açıklaması yazın, ister blog içeriği… Giriş paragrafının temel amacı, okura yazıda bahsedeceğiniz konuyla ilgili kısa bir bilgi vermek ve okurun dikkatini çekmek olmalı. Peki, okurun dikkatini çeken ve onun yazıyı okumaya devam etmek istemesini sağlayan etkili bir giriş paragrafı nasıl yazılır? İşte ipuçları…

İlk cümleyi ve giriş paragrafınızı kısa tutun

Tarih sahnesine M.Ö. 6. yüzyılda çıkan pantolonlar, erkeklerin at üzerinde savaşmaya başladığı zamanlarda popülarite kazanarak rahatlıkları sayesinde kısa sürede kadınların da gözdesi haline geldiler ve böylece günümüze kadar gelip gardıroplarımızın en önemli parçaları arasında yerlerini aldılar.

Paragraf uzunluğundaki bu cümleyi anlamak için birkaç kere başa dönmesi gereken okuru, bu noktada kaybetmiş olabilirsiniz. İlk cümlenizin kısa, net ve dikkat çekici olmasına her zaman özen gösterin. Aynı şekilde giriş paragrafınızın geri kalanı da çok uzamamalı, okuru en kısa yoldan yazının geri kalanına yönlendirmeli.

Okurlara zaten bildikleri şeyleri söylemeyin

Belden başlayan ve bilekte biten bir kıyafet olan pantolon, uzun veya kısa olarak üretilebilir.

Pantolon kadın ve erkek gardıroplarının çok önemli bir parçasıdır.

Klişe bilgilerle, genellemelerle, sözlük tanımlarıyla çarpıcı bir giriş kurgulamak imkansız. Giriş paragrafında okurlara yazınızı okuduklarında yeni bir şeyler öğreneceklerini hissettirmeniz önem taşır. Genellemelerden oluşan bir giriş paragrafı ise okur için ilgi çekici olmadığından yazının geri kalanını okuma yönünde herhangi bir istek yaratmaz. Okurun dikkatini çekmek için her zaman olmasa da giriş cümlesinde içeriğin konusuyla ilgili dikkat çekici bir bilgi paylaşabilirsiniz.

Big Bang’e kadar gitmeyin

“Deri Pantolonlarla Yapılabilecek Kombin Önerileri” gibi spesifik bir başlık altında içerik üretiyorsanız gezegenimizin toz ve gaz bulutu olduğu günlere geri dönmenize gerek yok.

Tarih öncesi çağda ilk pantolon örneklerine M.Ö. 24 binlerde Güney Sibirya’da rastlanmıştır.

Yazıyı yazma amacınızı açıklayın

Yazıyı ne amaçla yazdığınızdan, neleri ele alacağınızdan, okurun yazıda ne bulabileceğinden kısaca bahsedin.

Feminen, sportif, klasik, vamp… Her stile rahatlıkla uyum sağlayabilen deri pantolonlar, 2019 kışının en gözde parçaları. Moda ikonlarından esinlenen stil ipuçlarıyla deri pantolonları giymenin en havalı beş yolunu keşfedin!

Okurla empati kurun

Okurla ortak bir derdiniz olduğunu ona hissettirin. Kendinizi içeriğin hedef kitlesinin yerine koyun ve onlar gibi düşünmeye çalışın. Bir içerik üreticisi zaman zaman en iyi kış lastiğini arayan bir otomobil sahibi, zaman zaman çocuğuyla doğru iletişim kurmanın yollarını araştıran bir anne olabilir.

Bir de ipucu; giriş paragrafında okurla empati kurduğunuzu hissettirmek ve içeriğin geri kalanını okumak için karşınızdakine önemli bir neden vermek için ‘Sen’ ya da ‘Siz’ dilini kullanabilirsiniz.

İfadelerinizi hikayeleştirin

Ürün ve kategori açıklamaları da dahil olmak üzere her türlü içerikte hikayeleştirme tekniğini kullanarak etkili bir giriş paragrafı yazabilirsiniz.

Steve Jobs’u siyah boğazlı kazağı ve mavi kot pantolonundan başka bir kıyafet içinde hayal edebiliyor musunuz? Jobs, 1980’lerde yaptığı bir Japonya gezisinde fabrika işçilerinin tek tip üniforma giymesinden etkilenerek gardırobuna bu iki parçadan başka bir şey sokmadı. Bu yüzden herkes Jobs’u, Apple lansmanlarından düğününe her ortamda aynı kıyafetler içinde gördü. İmza bir stile sahip olmak, kimi zaman Jobs gibi iş verimini artırmak için kimi zaman da güçlü bir etki bırakmak için tercih ediliyor. Peki, imza bir stil yaratmanın ipuçları neler?

Soru sorun

Giriş paragraflarında kullanılan en etkili yöntemlerden biri de okura soru sormak. Bu teknik çok sık kullanılsa da etkisini yitirmiyor. İlk cümleyi bulmakta zorlandığınız zamanlarda soru cümleleri her zaman işe yarıyor.

Ofis stilinize biraz renk katmaya ne dersiniz? Sezonun trendi renkli deri pantolonlar, sokaklardan ofislere taşınıyor. Renkli deri pantolonları nasıl kombinlemeniz gerektiğini bilemiyorsanız, önerilerimize mutlaka  göz atın.

Zaman ayırın

Giriş paragrafını her zaman önemseyin ve istediğiniz etkiyi sağlayana kadar denemeler yapın. Giriş paragrafı, yazının en can alıcı ve çoğu zaman en zorlayıcı kısmıdır ve hızlıca geçiştirilmektense üzerine uzunca düşünülmeyi hak eder. İçeriği tamamladıktan sonra en başa dönmek ve giriş paragrafının etkisi üzerine tekrar düşünmek, gerekirse bu paragrafı yeniden kurgulamak işe yarayabilir.

 

Bizi takip edin:
https://blog.icerikbulutu.com/
https://akademi.icerikbulutu.com/

https://www.instagram.com/icerikbulutucom/
https://www.facebook.com/icerikbulutu/

11 Uzmandan Google Docs’u İçerik Pazarlaması için Kullanma Taktikleri

Düzenli bir içerik pazarlaması planı yapmakta zorlanıyorsanız yalnız değilsiniz. Pazarlamaya başladığımda bilgisayarımı açıp kullanmayı en iyi bildiğim programı açmıştım: Microsoft Word.

Bir Word dosyası benim bütün içerik pazarlaması planımı yapmam için yeterliydi. Alıcı personalarını oluşturmaktan blog içeriklerini yazmaya kadar her şeyi bu dosya üzerinden yapıyordum. Birkaç yıl sonra Google Docs’a geçiş yaptım. Bilgisayarımı bir tembel hayvana dönüştüren Word dosyalarından sonra benim için daha kapsamlı bir kelime işleme programıydı. (E-mailler ve hesap tabloları için GSuite de kullanıyorum.)

Ancak kullandığımız tüm diğer programlar gibi Docs’tan da en iyi şekilde yararlanmalısınız. Bunun için 11 içerik pazarlamacısının kullandığı Google Docs taktiklerini sizin için bir araya getirdim. İşte içerik pazarlamacılarının Google Docs’u tercih etmesinin asıl sebebi…

Taktikleri anlatmadan önce neden Google Docs kullanmanız gerektiği konusunu inceleyelim. Google Docs, pazarlamacıların içerik pazarlaması stratejilerini hakkıyla yerine getirebilmelerini sağlayan harika ve ücretsiz bir araç. Ancak bu içerikte sürekli olarak Google Docs’un içerik pazarlaması için ne kadar önemli olduğunu tekrar etmemin bir anlamı yok. Onun yerine gerçek içerik pazarlaması uzmanlarının bu aracı kullanma nedenlerini öğrenmek istediğinizi biliyorum. Bu yüzden sizin için 11 içerik pazarlaması uzmanına Google Docs’u (Microsoft Word yerine) neden kullandıklarını sordum.

İşte cevapları!

%95’i ortak çalışmanın daha kolay olduğunu söylüyor

Google, Docs dosyalarını “bulut”lara kaydediyor. Yani bu dosyalar bilgisayarınıza değil Google hesabınızla erişebileceğiniz bir drive dosyasına kaydediliyor ve online olarak kaydedildikleri için pazarlamacıların %97’sinin yaptığı gibi bu dosyaları başkalarıyla da paylaşabiliyorsunuz.

Yani eğer bir yazarla, bir araştırmacıyla ya da editörle çalışıyorsanız  Docs sizin için en iyi seçenek. (Docs bu özelliğiyle 5 kişinin dosyayı açması durumunda aynı dosyanın 5 versiyonuyla karşılaşacağınız Dropbox ve Word entegrasyonlarını gölgede bırakıyor.)

%64’ü düzenleme yapmanın daha kolay olduğunu söylüyor 

İçerik pazarlamacılarının %64’ü Google Docs’un içerik denetimi sürecini kolaylaştırdığını söylüyor.Ki bu doğru çünkü Google Docs üzerinden değişiklikleri kontrol etmek word üzerinde yapılan değişiklikleri takip etmekten daha kolay.Düzenleme yaparken Docs’un Suggesting özelliği sayesinde silme ve yeniden yazma bölümlerini kullanabilir, Yorum yap özelliğiyle yapılan değişikliklere yorumunuzu bırakabilirsiniz. Bu; yazar, editör ve blog sahibinin birlikte çalışabildiği harika bir alan.

%60’ı birçok cihazdan çalışılabildiği için tercih ediyor

Masaüstü bilgisayarınızda bir blog içeriği yazmaya başladınız ancak içeriği yazmaya eve dönmeden uğrayacağınız bir kafede mi devam etmek istiyorsunuz? Google Docs sayesinde bu hiç problem değil. Tüm belgeler online bir şekilde kaydedildiği için yapmanız gereken tek şey Google hesabınıza girip kaldığınız yerden devam etmek. Google Docs’u neden kullandığını sorduğum içerik pazarlamacılarının %60’ı, Docs’u kullanma sebeplerinin bu olduğunu söyledi. Diğer sebepler de şöyle:

-Dikkat dağıtmıyor (%4.27)

-Offline olarak da çalışılabiliyor (%5.56)

-İçeriğin biçimini düzenlemek kolay (%6.84)

-Sözlük ve şablonlar gibi varolan özelliklerin kullanımı (%6.41)

-CMS formatına dönüştürmek çok kolay (%5.98)

6 içerik pazarlaması uzmanının en iyi Google Docs taktikleri

Google Docs’un içerik pazarlaması staratejinize büyük ölçüde yardım ettiğini öğrendik.

Sıra bu aracı en verimli şekilde nasıl kullanabileceğinizi öğrenmeye geldi.

1. Klavyenizde kendi kısayollarınızı oluşturun

Bir içeriği araştırmak, yazmak ve düzenlemek için harcadığınız zamanı kısaltmak ister misiniz? Ortalama bir blog içeriğinin 3 saat 28 dakika aldığını düşünürsek kısaltacağınız her dakikanın değerli olduğu ortada. İşte bunun için klavye kısayollarını kullanabilirsiniz.

Mac kullanıcıları için popüler kısayollar şöyle:

– ⌘ + Shift + 8: Bullet point listelemesi

– ⌘ + K: Linkleme yapma

– ⌘ + Shift + C: Kelime sayısı hesaplama

– ⌘ + Shift + S: Sesle yazma

– Option + Shift + Arrow: Paragrafı yukarı ya da aşağı hareket ettirme

Eagle Online’ın Dijital Pazarlama Danışmanı Harry Dance kısayolları bir adım yukarı taşıyor ve kendi kısayollarını oluşturarak daha da zaman kazandığını söylüyor:

‘Araçlar’ sekmesindeki ‘Tercihler’ bölümüne tıklayarak kendi kısayollarınızı oluşurabilirsiniz. Bu bazı semboller ve kelimeler için kullanacağınız tuşları belirledikten sonra ‘Otomatik Yer Değiştirme” butonuna tıklayarak kısayollar oluşturmanıza yardımcı olur.

Hiç fena bir fikir değil, değil mi?

2. İçerik taslağınızı başlık etiketleriyle takip edin

Google Docs’un bir başka harika özelliği de taslak oluşturma. Clique Studios’un İçerik Strateji Uzmanı Brent Trotter’ın Docs’un taslak oluşturma özelliğinin onun içerik pazarlaması stratejilerini oluşturmasına nasıl yardımcı olduğuna bakalım:

Docs’u online kullanın. Uzun içeriklerde taslak oluşturmak ve oluşan taslağı takip edebilmek için harika bir yöntem. Taslak oluşturma özelliği sayesinde editörler sadece ilgili alt başlığa gidip o alt başlıkta düzenleme yapabilir. Özellikle H1 ve H2 başlık etiketlerini kullanıyorsanız docsu CMS (WordPress gibi) formatına dönüştürmek çok daha kolay.

Brent’in bahsettiği Google Docs taslağını görebilmek için “Görünüm” sekmesine gidip “Dokümanın ana hatlarını göster” seçeneğine tıklayabilirsiniz.

İşte size içerikte farenizle yukarı aşağı gezinmek zorunda kalmadan içeriğin kurgusunu gösteren net bir taslak.

3. Suggesting özelliğini değişiklikleri takip etmek için kullanın 

Suggesting özelliği sayesinde içeriklerinizi düzenlemenin ne kadar kolay olduğundan bahsetmiştik. Ancak bu özellik sadece içerikte yapılan değişiklikleri izleyebileceğiniz bir özellik değil. Zaius İçerik Strateji Uzmanı Cara Hogan, bu özelliğin ekibini yönetmesine de yardımcı olduğunu söylüyor:

Bu aslında ezberbozan bir özellik değil ama içerikleri düzenlemek için suggesting özelliğini kullanmak benim favorim. Kendi ekibim, farklı ajanslardaki içerik ekipleri ve freelancerlardan oluşan büyük bir ekibi yönetiyorum.  Bu nedenle içeriklerde yaptığım değişikliklerin onlar tarafından doğru anlaşılması çok önemli. Onların düzenlemeleri doğru anlayıp uygulaması ve bu sayede geliştiklerini görmek ise ayrıca keyifli.

Spendesk İçerik ve İletişim Uzmanı Patrick Whatman, Docs üzerinde çalışırken revizyon geçmişini görüntüleyebilme özelliğinden sıkça faydalandığını söylüyor:

Revizyon geçmişi önemli bir özellik. Üzerinde çok düşünmeden, her zaman geri dönüp değişimin ilk halini görebileceğini bilerek çalışmak harika.

Patrick’in bahsettiği revizyon geçmişi özelliğini nasıl kullanacağınızı öğrenmek için şu adımları uygulayın:

Dosya > Sürüm Geçmişi > Sürüm Geçmişini Göster

…Eğer Mac kullanıcısıysanız şu kısayolla da sürüm geçmişini görüntüleyebilirsiniz:

⌘+Option+Shift+H

4. Bir içerik ekibi yönetirken farklı izinler kullanın 

Kaç kez bir Google Docs’a tıklayıp “Bu dosyaya erişim izniniz yoktur.” uyarısı aldınız? Word’den Google Docs’a geçmeye sırf bu uyarı yüzünden isteksizdim. Ama bu aslında çözmesi oldukça kolay bir problem. Sadece katılımcıları dosyayı okumaya, düzenlemeye ve görüntülemeye davet etmeden önce doğru izinleri verdiğinizden emin olmanız gerekiyor. Dosya sekmesine gidip Paylaş butonuna tıklayın ve davet etmek istediğiniz e-mail adresini girin. Daha sonra düzenleme ikonuna basarak vermek istediğiniz izinleri seçin.

Kafanız mı karıştı?

Hiç merak etmeyin. İşte sizin için tüm izinlerin detayları:

Düzenler: Suggesting özelliğini kullanarak editörünüzü dosya üzerinde düzenleme yapmaya davet edebilirsiniz.

Yorum yapar: Son okuma yapacak kişiyi içeriği okuması için davet edebilirsiniz. Ancak sadece bu izni vermek içeriğe sadece yorum yap butonuyla yorumlarını ekleyebileceği ancak içerikte düzenleme yapamayacağı anlamına gelir.

Görüntüler: Ekibe katılacak yeni kişilerle alıcı personaları, içerik üslubu, marka brifingi gibi detayları paylaşmanızı sağlar.

İşte Sleeknote’tan Karl Reynolds’ın Google Docs’un sadece-görüntüle özelliğinin format kılavuzları için faydasını anlatan açıklaması:

Bir içerik pazarlamacısı olarak ekipteki herkesin şirketinizin format kılavuzuna uygun istikrarlı içerikler üretebilmesinin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Bu bir kelimeyi herkesin aynı şekilde yazması ya da saat ve tarihleri aynı formatta kullanması da olabilir. Burada önemli olan istikrarlı bir yaklaşım.

Eğer konuk yazarlarınız ya da freelancerlarınız varsa bu daha da önem taşıyor. Bu özellik sayesinde son okuma ve düzenleme yaparken vakit kazanabilirsiniz.

İçeriklerinizde istikrarlı bir dil oluşturabilmenin en iyi yolu Google Docs üzerinde editöryal bir rehber oluşturmak. Bu güncellenebilir bir rehber olacağından “Yorum Yap” butonu üzerinden gelen sorular hızlıca yanıtlanabilir.

5. Kendi şablonunuzu oluşturun

Sürekli aynı tarzda içerikler mi oluşturuyorsunuz?

BigCommerce baş editörü Tracey Wallace, içeriklerini düzenlerken Google Docs şablonlarına çok güveniyor:

İçeriklerinizi ‘şablonize’ edin. İçeriğe katkıda bulunan çok fazla kişi varsa şablon herkesin işini kolaylaştırıyor.

Uzun blog içerikleri, e-kitaplar ya da video senaryoları üzerinde çalışmanız fark etmez, her biri için şablon oluşturmak size büyük vakit kazandıracak. Kendi şablonunuzu mu oluşturmak istiyorsunuz? Yepyeni bir Google Doc açmayı ve kendi şablonunuz tasarlamayı deneyin. (Bunu yaparken metin, görsel ve başlık için yer tutucular ayırmayı unutmayın.) Hazırladığınız şablonu Google Drive’a kaydedebilirsiniz.

Bir sonraki seferde bu şablona ihtiyacınız olduğunda aynı Doc’u açıp Dosya sekmesindeki Kopya Oluştur seçeneğini tıklayabilirsiniz.

İçerik sürecini geliştirmek için kullanabileceğiniz 3 Google Doc eklentisi

GIF’ler için: Goophy

İçeriğinize hareket geçirecek birkaç GIF mi eklemek istiyorsunuz? İnternette kaybolmak yerine Ridester Büyüme Pazarlaması Müdürü Syed Irfan Ajmal’ın Goophy taktiğine kulak verin:

Dijital okurların dikkati dağılmaya yatkındır. Bu yüzden daha az resmiyet gerektiren içeriklerimde hareketli GIF’ler kullanmayı seviyorum. Bunu yaparken de Google Doc Goophy eklentisi, arama işlemini kolaylaştırıyor ve Google Docs’tan ayrılmadan ihtiyacım olan GIF’i içeriğe eklememi sağlıyor.

WordPress’e aktarmak için: Wordable ve WordHTML

Benim için en zor durumlardan biri tam istediğim gibi şekillendirdiğim bir içeriği Docs’tan WordPress’e aktarmak. Ama zeki birkaç pazarlamacı bunu da yapabilmenin bir yolunu bulmuş. Ryan Robinson WordHTML’i öneriyor:

Bir Google Doc dosyasını hızlı ve kolay bir şekilde HTML dosyasına dönüştürebilmek için kullandığım ücretsiz araç WordHTML. Doc dosyasını istediğim formata çevirmek sadece 30 saniyemi alıyor!

Bu işe para yatırmaktan çekinmiyor ve işin zor kısmını araca bırakmak istiyorsanız HubSpot Büyüme Pazarlamacılarından Alex Birkett, Wordable’ı öneriyor:

Wordable! Google Docs’ta yazıyor ve WordPress kullanıyorsanız size zaman kazandıracak ve içeriğinizi istediğiniz formata dönüştürecek en iyi uygulama.

…Ahrefs Pazarlama Müdürü Ong Si Quan da aynı şeyi düşünüyor:

Ahrefs’te tek tıkla WordPress dosyasına dönüşüm yapabildiğimiz Wordable kullanıyoruz ve zaman kazanıyoruz! Herkese içeriklerinin formatını düzenlerken sorun yaşamaması için Wordable’ı öneriyorum.

İngilizce hatasız içerikler için: Grammarly

B2B pazarlama uzmanı Christina Pashialis, Grammarly’i niye sevdiğini şöyle açıklıyor:

Son yapılan Grammarly/Google Docs entegrasyonu çalışması yazarlar için harika. Grammer sorunları Google Docs üzerinde hemen çözülebiliyor.

Grammarly’nin en güzel özelliklerinden biri içeriklerinizin müşteriye gitmeden önce kusursuz hale gelmesi.

Sıra sizde…

Siz de içerik pazarlaması stratejileriniz için Google Docs kullanıyor musunuz? O halde sıra bu içerikle öğrendiğiniz taktikleri bu stratejilerinizde kullanmakta!

Kaynak: https://www.elisedopson.co.uk/blog/google-docs-for-content-marketing/

Hayatınızdaki Freelancer için Hediye Önerileri

Sevgililer Günü kapıda. Hayatınızdaki insan freelance çalışıyorsa, bu 14 Şubat’ta onun hem yüzünü güldürecek hem de hayatını kolaylaştıracak bir hediyeyle hedefi 12’den vurabilirsiniz. İşte, freelance çalışanlara özel hediye önerileri…

Kulaklık

Kafe, kütüphane, ortak çalışma alanı… Bir freelancer için bilgisayarı yanındaysa her yer ofis olabiliyor. Ancak ortam gürültüsü işe odaklanmayı zorlaştıran bir faktör. Böyle durumlar için en iyi çözüm gürültü engelleyici bir kulaklık kullanmak. Kablosuz, tercihen harici mikrofonlu, USB’den şarj edilebilen kulaklık modelleri, freelance çalışanlar için ideal. Bir de kulaklığın uzun saatler boyunca kullanılacağını düşünerek ergonomik tasarımlı bir model seçmekte fayda var. 

Taşınabilir Şarj Cihazı

Serbest gezen çalışanların pek çoğu teknolojiyle fazlasıyla haşır neşir. Akıllı telefon, tablet gibi cihazlarını mobil haldeyken şarj edebilmek onlar için büyük ihtiyaç. Yüksek mAh kapasiteli ve çoklu şarj özelliğine sahip bir taşınabilir şarj cihazı yani ‘powerbank’ hayatınızdaki freelance’a alabileceğiniz en güzel hediyelerden biri.

LED’li Çalışma Lambası

Gece yaşamayı ve çalışmayı seven freelance’ler için LED’li çalışma lambası güzel bir hediye. Göz yorgunluğuyla başa çıkmak için kullanılan ve odaklanmayı kolaylaştıran LED’li çalışma lambalarının akıllı versiyonları da var.

Mavi Işık Gözlüğü

Bilgisayar ekranı karşısında geçirilen saatler freelance çalışanlara göz yorgunluğu, baş ağrısı gibi türlü sorunlar yaşatabiliyor. Ekrandan yayılan mavi ışığı filtreleyen gözlükler ise bu sorunların şiddetini azaltıyor. Mavi ışığı belli oranda filtreleyen, numarasız gözlükler hem şık hem işlevsel bir hediye seçeneği olabilir.

Ajanda

Freelance çalışma hayatında başarıyı getiren en önemli faktörlerden biri zaman yönetimi. Çünkü ofis çalışanlarına göre özgür olsalar da freelancer’ların da zamanında teslim edilmesi gereken işlerle, toplantılarla dolu bir takvimleri var. Günlerini planlamalarına yardımcı olabilecek, modern tasarımlı bir ajanda hediye seçenekleri arasında yer almalı.

Ortak Çalışma Alanı Üyeliği

Bir freelancer için internetin olduğu her yer rahatlıkla bir ofise dönüşebilse de odaklanma ve iş verimi için kolektif çalışma alanları, son derece ideal. Çünkü ev fazla izole ve sessiz, kafeler ise fazla kalabalık ve gürültülü gelebiliyor. Sınırsız çay-kahve, atıştırmalık ikramları, yüksek hızlı internet erişimi, sekreterlik hizmeti, toplantı odaları gibi ayrıcalıklar sunan ortak çalışma alanlarının üyelik paketleri, freelance çalışanlar için ince ve işlevsel bir hediye. Ortak çalışma alanlarını incelemek isterseniz bu konuyla ilgili blog içeriğimize göz atabilirsiniz.

Çevrimiçi Eğitim

Çevrimiçi eğitim dünyasında seçenekler günden güne zenginleşiyor. Siz de hediye niyetine hayatınızdaki freelancer’ın ilgi ve uzmanlık alanına giren, mesleki gelişiminde ona katkı sağlayacağını düşündüğünüz çevrimiçi eğitim seçeneklerine göz atabilirsiniz.  

Kahveye Dair Her Şey

Kahve pek çok freelance çalışan için yakıt niteliğinde bir içecek, olmazsa olmaz. Sabah kahvelerini uzun süre sıcak tutan paslanmaz çelik bir termos, Aeropress, Chemex, French Press gibi kahve demleme aparatları, yüksek kaliteli taze kahve çekirdekleri… Kahveye dair akla gelen her şey freelance çalışanlar için ideal birer hediye statüsünde.

Ufak Bir Kaçamak

Ofis çalışanları cephesinden freelance çalışanlar 365 gün tatilde gibi görünse de işin iç yüzü öyle değil. Hatta freelance hayat, bazen 7/24 çalışmak anlamına gelebiliyor. Freelance çalışanlarında kafa dinlemeye, mola vermeye ihtiyacı var. Egzotik bir spa masajı ya da hafta sonu kaçamağı için iki gecelik otel rezervasyonu gibi deneyim odaklı hediyeler, mutluluk garantili…