Son Blog Yazıları
Hızlıca Çözüyoruz: Instagram’da Bol Etkileşimli İçerik Nasıl Üretilir?

Dijital pazarlama stratejisti Öznur Doğan (@oznurbitkisi), İçerik Bulutu Blog’undaki ilk yazısında Instagram’da bol etkileşimli içerikler üretebilmenin 15 adımını anlatıyor. Keyifli okumalar!

Instagram hayatımıza girdiğinden beri günümüzün büyük bir kısmını onu kullanarak geçiriyoruz. Bazılarımız aktif bir Instagram kullanıcısıyken bazılarımız da pasif bir şekilde diğer kullanıcıların paylaşımlarını izlemeyi tercih ediyoruz. Ancak pasif kullanıcı da olsak takip ettiğimiz o kişi, marka ya da topluluk bir içerik paylaştığında beğenmekten ve yorum yazmaktan kendimizi alıkoyamıyoruz.

İşte, takip ettiğimiz o sayfa aslında işini gerçekten iyi yapan, Instagram’da iyi içerik üreten bir sayfa… Peki, o çok severek takip ettiğimiz sayfalar gibi güzel içerikler üretip hızlı bir şekilde büyümeyi nasıl sağlayabiliriz?

Bu yazıda sizinle “Instagram’da nasıl fenomen olunur?” sorusunun cevabını paylaşmayacağım. Onun yerine Instagram’da kaliteli içerik nasıl üretilir, takipçiler nasıl etkileşimde tutulur ve bu yöntemlerle sadık bir kitle nasıl oluşturulur sorularını yanıtlayacağım.

İlk sorumuz gelsin: Kaliteli içerik nedir?

“Kaliteli” kelimesini her zaman için bir demir leblebi olarak görürüm çünkü insanların gözünde tamamen değişkenlik gösterebilir. Ancak birden fazla açıdan kriterlere uyan, görsel ve anlamsal olarak bütün olan çalışmaları kaliteli olarak adlandırabiliriz. Peki, kaliteli Instagram içeriği nasıl üretilir? Bir Instagram içeriği nelere sahip olmalıdır?

   -İyi düşünülmüş bir konsept

   -İyi hazırlanmış bir görsel dünya

   -İyi yazılmış paylaşım metinleri

   -İyi seçilmiş etiketler

   -İyi belirlenmiş paylaşım saatleri

   -İyi kontrol edilen yorumlar ve cevaplar

Gördüğünüz gibi kalitelinin temeli “iyi”den geçiyor. Bir işi kaliteli yapmak istediğinizde onunla ilgilenmeniz, değer vermeniz ve iyi olması için çalışmanız gerekiyor. Tabii ki Instagram’da içerik üretmenin temeli bu 6 madde değil. Instagram’da içerik üretmek için çok daha fazlasına ihtiyacınız var.

En başta etkileşime ihtiyacınız var. Instagram’ın algoritma değişikliği ile birlikte daha fazla kullanıcıya ulaşabilmek için daha da fazla etkileşime ihtiyacınız var. Eğer içeriğinizi iyi bir şekilde kurgularsanız ve birazdan bahsedeceğim püf noktalarını uygularsanız Instagram’da kaliteli ve iyi bir içerik üretmiş olursunuz. Bu sayede kullanıcılar etkileşime geçer, siz de daha fazla kişiye hızlıca ulaşırsınız.

O zaman başlıyoruz! Instagram’da kaliteli ve bol etkileşimli içerik üretmenin 15 adımını sizlerle paylaşıyorum.

#1 – Takipçilerinizi tanıyın

Takipçi sayınız ne kadar az olursa olsun onları yakından tanıyın. Instagram’ın iş hesapları için açmış olduğu Insights (İstatistikler) bölümünden demografik bilgilerine, en çok hangi saatlerde aktif olduklarına, nerede yaşadıklarına bakın. Bunları bilmek içeriklerinizin daha iyi yayılım göstermesini sağlayacak en temel kriterlerden bir tanesidir.

Eğer akşam saat 21.00’de daha aktif oluyorlarsa paylaşımlarınızı bu saatte yapmanız çok daha doğru olacaktır. Böylece Instagram algoritmasından daha az etkilenirsiniz ve içerikleriniz daha fazla kişiye erişir.

Aynı zamanda şimdiye kadar en çok hangi paylaşımlarınızla daha çok ilgilendiklerini takip edin. Bu içeriklerin konseptlerini belirleyin ve not edin.

#2 – Bir içerik paylaşım planı hazırlayın

Daha önce paylaştığınız içeriklerden çıkardığınız sonuçlarla birlikte içerik paylaşım planı hazırlayın. Bunun için illa paylaşımlarınızı saatlere bölmenize gerek yok ancak günlere bölerseniz ve bu günlerin içine de konseptleri yerleştirirseniz önünüzü daha rahat görürsünüz.

Konseptleri belirliyor olmak ise hangi tür içerik sunduğunuza göre değişiklik gösterir. Eğer yemek tarifleri paylaştığınız bir sayfanız varsa burada tatlı, tuzlu, çorba gibi kategorileri konseptlere çevirebilirsiniz. Bir deodorant markası yönetiyorsanız içerik stratejisine uygun konseptlerle planınızı güçlendirebilirsiniz.

#3 – Biyografinizi kimliğiniz yapın

Kullanıcıların ilk kez karşısına çıktığınızda onların sizin profilinize bakacağını unutmayın. Profilinizin kesinlikle sizi en iyi şekilde anlatıyor olması gerekiyor. Sayfanız neyi anlatıyor, neyi amaçlıyor ya da siz kimsiniz ve nelerden hoşlanıyorsunuz? Bu sayede kullanıcılar sizinle bir bağ kurarak takip etmeye de başlayacaktır.

#4 – Farklı içerik türlerini deneyin

Bir önceki maddede de bahsettiğim gibi yalnızca fotoğraf paylaşmayın. Videolardan faydalanın, GIF’ler kullanın, hızlandırılmış ya da yavaşlatılmış videoları paylaşım planınıza ekleyin. Bu sayede takipçilerinizle tek yönlü bir iletişimde kalmamış olursunuz. Onlara farklı içerik türleri göstererek hem bu içeriği yaratmak için bir vakit ayırdığınızı göstermiş olursunuz hem de içeriğinizin daha da yayılabilir hale gelmesini sağlarsınız.

#5 – Hikaye anlatın

Instagram yalnızca bir fotoğraf paylaşmaktan ibaret değildir. O çok sevdiğimiz hesapları bu kadar severek takip ediyor oluşumuzun en büyük nedenlerinden bir tanesi de onların bize bir şeyler anlatmasıdır. Siz de kendi hikayelerinizi oluşturun. Anlatacağınız konuları hikayeleştirin ve kullanıcıların sizlerle empati kurmasını sağlayın.

Bu hikayeler bazen sevinç dolu olurken bazen hüzünlü olabilir. Bazen bir gerçeği sunabilirsiniz bazen de bambaşka bir şey öğretebilirsiniz. Ancak önemli olan neyi, nasıl anlattığınızdır. Hikayeleştirmek sizin en iyi yardımcınız olacaktır. Deneyimi paylaşmak sizi her zaman bir adım öne geçirecektir.

#6 – Duygulara hitap edin

İnsanız ve hayatımız tamamen duygular üzerine. Seviyoruz, özlüyoruz, üzülüyoruz, gülüyoruz, ilgi duyuyoruz, acı çekiyoruz, kızıyoruz. Tüm bu duygular bizi biz yapan şeyler. Bu yüzden paylaşım yaparken bu duyguları unutmadan, onlara hitap edebilecek şekilde paylaşımlar hazırlayın. Paylaştığınız içeriği doğru paylaşım metni ve doğru duygu ile iletirseniz takipçileriniz size daha büyük bir bağ ile bağlanacaktır.

Örneğin nostalji… Nostaljiye hepimiz bayılıyoruz. Bazen Yeşilçam’dan bir kare görmek, bazen sevdiğimiz eski yiyecekleri görmek… Bunları gördüğümüz anda bir aidiyet hissi yaşıyor ve hemen güzel anılarımızı hatırlıyoruz. Geçmişi hatırlarken mutlulukla doluyoruz ve arkadaşlarımızı da etiketleyerek bu mutluluğa davet ediyoruz. Bu şekilde bu duygu çığ gibi büyüyor ve bir bakıyorsunuz ki paylaştığınız nostaljik içerik beklediğinizden çok daha fazla etkileşim almış. İşte o zaman nostalji gibi yüksek duyguların insanlar üzerinde nasıl etki ettiğini çok daha iyi anlıyorsunuz.

#7 – Takipçilerinizden destek alın

Takipçilerinizi harekete geçirecek ve daha çok etkileşim yaratacak en güzel içerik konseptlerinden bir tanesi de UGC’lerdir (User Generated Content/Kullanıcılar Tarafından Üretilmiş İçerik). Sizin için yarattıkları içerikleri profilinizde paylaşarak diğer kullanıcıları da sizin için içerik üretmeye yönlendirebilirsiniz.

Aynı zamanda bu sadakati de artırmaya yardımcı olur. Çünkü fotoğrafını ya da videosunu paylaştığınız takipçiler sizinle bir bağ kurar ve tekrar tekrar içerik göndermeye devam eder. Bu da onları değerli hissettirir ve sadakati artırır.

#8 – Filtreleri akıllıca kullanın

Instagram bize hayata filtreler ardından bakmayı öğretti. Filtreleri kullanın ancak akıllıca kullanın. Eğer takipçileriniz çok parlak fotoğrafları seviyorsa bu filtre ile devam edin fakat her zaman yarattığınız konsepte bağlı kalarak ve buna uygun filtreler seçerek ilerleyin. Böylece hem sayfanızda bir bütünlük elde etmiş olursunuz hem de takipçiler paylaşımlarınızı gördüğü anda bunu sizin paylaşmış olduğunuzu anlar.

#9 – Mutlaka emoji kullanın

İçeriklerinizi paylaşırken metnine mutlaka emoji ekleyin. Günlük hayatımızda bu kadar sıklıkla kullandığımız duygu parçacıklarını (ben böyle adlandırıyorum) anlattığınız her şeyi geliştirmek için kullanabilirsiniz. Hatta yalnızca emojilerle bile anlatmak istediğinizi anlatabilirsiniz.

Aynı zamanda emojileri bir paylaşım olarak da kullanın. Birden fazla emojinin yer aldığı bir görseli gösterip “Bugün sizi en iyi anlatan emoji bunlardan hangisi?” diye sorabilirsiniz bile.

#10 – Sorular sorun

Mutlaka kullanmanız gereken içerik konseptlerinden bir tanesi de sorular. Takipçilerinize sorular sorun, onların fikrini alın ve cevap verin. Aldığınız geri bildirimler, yönlendirmeler, sorduğunuz soruya verilen cevaplar, etkileşimi artırır.  Aynı zamanda takipçilerinizin neye tepki verip vermediğini çok net bir şekilde görmüş olursunuz.

#11 – Tutarlı olun

Tüm bunlarla birlikte her zaman aklınızda olması gereken bir konu var: tutarlılık. Her zaman için tutarlı olun. Paylaştığınız görseller, yazdığınız paylaşım metinleri ve diğer her şey birbiriyle tutarlı olmalı. Çünkü takipçileriniz bu tutarlılığı görmek ister. Her seferinde onlara yeni şeyler sunmak sizin gözünüze güzel geliyor olsa da filtre kullanma konusunda olduğu gibi takipçilerin bağlılığını kırmış olursunuz. Paylaştıklarınızı takip etmekte zorlanan kullanıcı ise bir süre sonra sizden vazgeçer.

#12 – Etiketleri unutmayın

Etiketler Instagram’ın en değerli parçası. Ancak onu iyi kullanmak çok önemli. Instagram özellikle spam durumunu engellemek için etiketleri de incelmeye başladı. Eğer bir görselde içerikle tamamen alakasız etiketler varsa bu görselin erişimini düşürüyor. Bu yüzden içeriğinizle uyumlu etiketler kullanın. Bu etiketleri kullandıktan sonra sizin paylaşım türünüze benzer kişilerin de paylaşımlarını beğenerek varlığınızı başka hesaplara da hatırlatın.

#13 – Mevsimselliği kaçırmayın

Bahsettiğim mevsimsellik yaz geldi, kış geldi diye paylaşım yapmak değil. O döneme ait paylaşımları mutlaka içerik planınıza eklemek. Örneğin yaz geldiğinde görsellerin daha canlı ve enerjik olması gerekir. Bu yüzden deniz kenarında çekeceğiniz fotoğraflar çok daha fazla etkileşim alabilir. Hangi dönemde, neler paylaştığınızı bir düşünün. Hatta kendinize bir özel günler takvimi çıkartın. Bu günlerde neler paylaşabilirsiniz önceden düşünün ve sonrasında bu paylaşımları yapın.

#14 – Oyun oynayın

Takipçilerinizin daha aktif yorum yapmasını istiyorsanız onlarla oyun oynayabilirsiniz. Örneğin bir fotoğraf paylaşıp altına “Bu fotoğrafa siz isim verin. Ne olsun?” diye sorarsanız önerilerini yazmaya başlarlar. Böylece fotoğraf etkileşim alırken siz de takipçilerinizle keyifli bir oyun oynamış olursunuz.

#15 – Yarışma düzenleyin

Takipçilerinize sunabileceğiniz küçük hediyeler onları etkileşime yönlendirir. Özellikle arkadaşlarını etiketleyerek katılabileceği yarışma türlerinde erişiminiz yükselirken etkileşiminiz de katbekat artar. Bunu bir fırsata çevirin. Ancak minicik bir detayı da atlamayın. Yapacağınız yarışmada vereceğiniz ödül size uygun, sizi anlatan bir ödül olmalı. Bir araba markasının blender hediye etmesi biraz anlamsız olacaktır değil mi?

Toparlarsak;

-Her zaman etkileşim halinde olun

   -Trendleri takip edin, hızlıca uygulayın

   -Yaratıcılığınızın sınırlarını zorlayın

   -Takipçilerinize güvenin, onları dinleyin

Ancak ne olursa olsun her zaman tutarlı ve bir çizgi üzerinde kalın. Sizi böyle çok sevecekler.

 

E.A.T. ve Y.M.Y.L.: Google Kalite Değerlendirme Rehberi’ne Göre Kaliteli İçeriğin Kısaltmaları

Eğer siz de Google’ın sürekli değişen algoritmalarını çözmek isteyenlerdenseniz yalnız değilsiniz.

Şanslısınız, 12 Kasım 2015’ten beri Google’ın online içeriğe yaklaşımını daha iyi anlayabiliyoruz çünkü Google bu tarihte Search Quality Evaluator (Arama Kalitesi Değerlendirme) Rehberi’nin tamamını yayınladı.

Google’ın kendi sıralama değerlendirmelerine yardımcı olmak için geliştirilen bu rehber, Google’ın yüksek kaliteli sayfalarda ne aradığı ve web sitelerinin Google algoritmasında nasıl daha iyi performans göstereceği konularında önemli bilgiler sunuyor.

Daha iyi bir web sitesine sahip olmak isteyen pazarlamacılar için Google’ın özellikle önerdiği 2 yöntem var: E-A-T ve YMYL.

İçeriğin devamında bu iki yöntemle ilgili detayları bulabilirsiniz.

Uzmanlık, Yetkinlik, Güvenilirlik: (E.A.T.)

U.Y.G. yani E.A.T. ‘Uzmanlık, Yetkinlik, Güvenilirlik/Expertise, Authoritativeness, Trustworthiness’ kavramlarının kısaltması olarak kullanılıyor. E.A.T. aslında Google değerlendirme araçlarının sayfaların sıralamasını yaparken kullandığı metriklerden biri. Yüksek kaliteli içerikler E.A.T. bakımından zenginken düşük kaliteliler değil. Peki, web sitenizin E.A.T. değerini nasıl yükseltebilirsiniz?

Rehberin ilk kısmının 4. bölümüne göre yüksek kaliteli sayfalar şu özelliklere sahip:

-Yeterli sayıda temel içerik (MC) : Benzersiz ve amacına yönelik bir sayfanın yeterli sayıda ve kullanıcının isteğine yönelik içeriği vardır. (Genel konu başlıkları spesifik konu başlıklarından daha fazla bilgi gerektirir.)

-Sayfa ile ilişkili içerik, ele aldığı konu bakımından uzman, yetkili ve güvenilirdir.

-Web sitesi, sayfalarının konu başlıkları bakımından iyi bir üne sahiptir.

-Web sitesi, “Hakkımızda”, “İletişim” veya “Müşteri Hizmetleri” gibi yardımcı sekmeler bakımından yeterlidir.  

-Web sitesinde, kullanıcının deneyimini geliştiren ek içerikler (SC) vardır.

-Sayfa, kullanıcının istediğini kolayca bulacağı şekilde tasarlanmıştır.

-Web sitesi sık ve düzenli bir şekilde güncellenir.

Listedeki belki de en önemli bölüm içeriğin uzman, yetkin ve güvenilir olması gerektiğinden bahseden madde olabilir. E.A.T.’in sayfanın kalite düzeyinde ve web’deki itibarında doğrudan etkisi vardır. Google, web sitelerinin yüksek kaliteli olarak kabul edilebilmesi için “güvenilir olmalarına ve güvenilir olmaları için ise yeterli uzmanlığa ihtiyaç duyduğunu” söyler.

Bununla birlikte “uzmanlık” denen kavramın sayfanın türüne ve amacına göre değişebileceği de unutulmamalı.

Örneğin; akredite bir doktor tarafından yazılan üst düzey bir medikal tavsiye uzman bir içerik olarak değerlendirilirken medikal forumlarda meslekten olmayan birinin yazdığı genel bilgilendirme içeriği de uzman içerik sayılabilir. Bazı konular doğal olarak daha az resmi uzmanlık gerektirir. Bu durumda Google, bu içeriklerde verilen bilginin ne kadar yararlı, detaylı ve kullanışlı olduğuna bakar.

Örneğin; ürün ve restoran değerlendirmeleri, moda siteleri, dedikodu siteleri ve mizah siteleri daha az uzmanlık gerektirebilir. Google, “uzmanlık” kavramının birçok çeşidi olsa da bazı siteler için resmi bilgi vermemenin önemli olmadığını ve bu siteleri resmi bilgi vermedikleri için cezalandırmayacağını da belirtiyor. (Örneğin; moda siteleri)

Ancak Google’a göre aşağıdaki sitelerin mutlaka akredite içerikler yayınlaması şart:

   -Medikal siteler

   -Ekonomi siteleri

   -Herhangi bir kişinin sağlığı, mutluluğu ve zenginliği üzerinde olumsuz etkisi olabilecek bilgiler veren siteler

   -Profesyonel hobi siteleri

Kısacası, bazı siteler üst düzey uzmanlığa ihtiyaç duyarken bazılarında bu durum geçerli değil. İçerik üreticileri ve pazarlamacıları, sitenin hangi durumda uzmanlığa ihtiyaç duyduğunu hangi durumda duymadığını anlamak için sayfanın amacına ulaşması, yararlı, detaylı ve kullanışlı içerik sunması açısından ne kadar uzmanlık gerektiğini düşünmelidir.

Para mı Hayatın mı?: Y. M. Y. L. Sayfaları

Y.M.Y.L. kısaltmasını şu şekilde özetleyebiliriz:

Online içerik ihtiyacınız için “paranız mı yoksa hayatınız mı?” sorusunu soran bir kalite derecelendirmesi.

Kulağa tuhaf geldiğinin farkındayız. O halde bir de Google’ın Y.M.Y.L.’yi nasıl tanımladığına bakalım.

Y.M.Y.L. çok önemli, yanlış bilgi verirse bu sayfayı takip eden kullanıcıların hayatı, geliri ve mutluluğu üzerinde büyük etkisi olabilecek web siteleridir. Bu nedenle açılımı “Your Money or Your Life” yani “Paran mı Hayatın mı?”.

Google’ın içeriklerinin uzmanlar tarafından üretilmesini istediği siteler de Y.M.Y.L. sayfaları arasında sayılıyor. Aşağıdaki kategoriler Y.M.Y.L. sayfası örnekleri olarak düşünülebilir:

   -Alışveriş ya da finansal işlem sayfaları

   -Finansal bilgi veren sayfalar. Örneğin; yatırım ya da vergi bilgilendirmesi yapan sayfalar

   -Spesifik hastalıklar yada zihinsel hastalıklar hakkında tıbbi bilgi veren sayfalar

   -Nafaka, boşanma, vasiyet ya da vatandaşlık alma gibi konularda resmi bilgi içeren sayfalar

   -Düşük seviyede E.A.T. oranı olan ve her an tehlikeli olabilecek sayfalar. Örneğin; araba bakım ve onarım sayfaları

Google, bahsedilen bu kategorilerde çok sıkı bir kalite değerlendirme standardı uyguluyor. Bu aslında Google’ın kullanıcıları olması gereken E.A.T. seviyesini karşılamayan “kötü” ve karmaşık içeriklerden korumak için kullandığı bir yöntem.  

Uzman Yazarlar için E.A.T. ve Y.M.Y.L.

E.A.T. seviyeleri ve Y.M.Y.L. sayfaları, kalite değerlendirme rehberinin en önemli iki paketi arasında ve her ikisi de Google’ın uzman yazarlara olan ihtiyaca odaklandığını gösteriyor. Bazı içerikler teknik eğitim veya akreditasyon gerektirmeyen kişiler tarafından yazılabilirken bazı içeriklerin Google tarafından kullanıcı karşısına çıkarılmaya uygun görülebilmesi için yüksek düzeyde bir E.A.T. (Uzmanlık, Yetkinlik, Güven) seviyesine sahip olması gerekiyor.

Ne yazık ki uzmanlık kavramı önemsenmeden hazırlanan içerikler, gerekli E.A.T. seviyesinde değil. Bu nedenle pazarlamacılar, mutlaka uzman yazar arayışında olmalı ve onlarla çalışmalı. Google’ın kaliteli içeriğe verdiği önem arttıkça firmaların da kaliteli içerik üreticileriyle çalışma ihtiyacı da doğal olarak artıyor. Rehber, üst sıralarda yer alan sayfaların nasıl üst sıralara çıktığı konusunda kesin bir yönerge sunmuyor ancak E.A.T. gibi ölçümler ve Y.M.Y.L. sayfaları, uzman içeriklerin önemini artık her zamankinden daha fazla ortaya koyuyor.

Konuyla ilgili Stradiji ekibi tarafından bu içeriğe de göz atabilirsiniz.

Siz de hedef kitlenize uygun, işin uzmanı tarafından üretilmiş içeriklere sahip olmak istiyorsanız 3000+ uzman içerik üreticisine sahip İçerik Bulutu’na ulaşabilirsiniz!

 

Kaynak:

https://www.semrush.com/blog/eat-and-ymyl-new-google-search-guidelines-acronyms-of-quality-content/

 

İçerik Pazarlaması Neden Uzun Dönemli Bir Yatırımdır?

Hubspot’a göre “İçerik pazarlaması, açıkça tanımlanmış bir kitleyi çekmek, elde tutmak ve sonuçta karlı müşteri hareketini sürdürebilmek için değerli, ilgili ve tutarlı içerik oluşturmaya ve dağıtmaya odaklanmış stratejik bir pazarlama ve iş sürecidir.”

Her ne kadar rekabet edebilmek için hızlı sonuçlara ihtiyacınız olduğunu hissetseniz de tanımdan da anlaşılacağı üzere içerik pazarlaması bir kitleyi karlı müşteriler haline getirmek için uzun vadeli çalışma gerektiren bir süreçtir.

Ne kadar zaman gerektiği işinize ve koşullarınıza bağlı olsa da, küçük ve orta ölçekli bir işletme için güçlü bir içerik pazarlama çalışmasından etkili sonuçlar elde etmek genellikle altı ila dokuz ay sürer.

Bir vaka çalışması ile durumu ele alalım.

Yukarıdaki grafik Capterra‘nın blogunda yayınlanan içeriklerin ilk yılındaki trafiklerini gösteriyor. Grafikten de anlaşılacağı üzere bir içeriğin trafiğinde artış eğilimi ortalama olarak 3.aydan sonra başlıyor.

Blogun en yüksek performansı gösteren içerikleri ise en az bir yıl önce yayınlanmış ve bunların bazıları iki, hatta üç yıl önce yayınlanmış. Aşağıdaki grafik de Haziran 2014’te yayınlanan en popüler içeriklerinin trafiğini göstermektedir.

Bu süre size uzun mu geldi? Hadi gelin, içerik pazarlaması çalışmalarınızdan yatırım getirisi elde etmenin neden bu kadar uzun bir zaman gerektirdiğine göz atalım:

Google’da bir arama yaptığımızda Google algoritması hangi sayfaların sonuçlarda çıkacağına 200’den fazla soru sorarak karar verir. Örneğin;

-Arama terimleriniz sayfada kaç kere geçiyor?

-Anahtar kelimeler başlıkta mı, URL’de mi geçiyor?

-Sayfada bu kelimelerin eş anlamlıları bulunuyor mu?

-Sayfanın ‘pagerank’i nedir?

Tüm bu etkenler birleştiğinde sitenizin puanı oluşur ve arama sonuçlarında yer alacağı sıra belirlenir. Özetle Google algoritması, tutarlı bir şekilde güvenilir içerik yayınlayan web sitelerini destekler. Bu nedenle, içerik stratejinizin organik trafikte sürdürülebilir bir artış oluşturması altı ile dokuz ay sürebilir.

Yatırımlarınızın getirisini elde etmek için bu kadar beklemek gözünüzü korkutuyorsa bu araştırmanın verileri sizi rahatlatabilir. Openview Labs’in araştırmasına göre stratejik içerik pazarlaması yapan B2B şirketleri, yapmayanlara göre % 67 daha fazla potansiyel müşteri elde ediyor.

Siz de Neil Patel‘in önerdiği gibi içerik pazarlaması çalışmalarınıza haftada bir kez içerik yayınlayarak başlayabilirsiniz. İçerik pazarlamasıyla rakiplerinizden birkaç adım öne çıkmak isterseniz dijital kobi paketlerimizden de faydalanabilirsiniz.

 

 

Yeni Yazarlar Anlatıyor – 1

Bugüne kadar İçerik Bulutu’nu hep sistemde deneyimli yazarlarımızın ağzından dinledik. Şimdi de İçerik Bulutu yazar topluluğuna yeni katılmış ama kısa sürede performansını artırmayı başarmış yazarlarımıza kulak verelim istedik ve ortaya Yeni Yazarlarımız Anlatıyor serisi çıktı.

Serinin ilk röportajını sisteme hızla giriş yapan ve içerik üretimine aynı hızla devam eden Pervane ile gerçekleştirdik. Keyifli okumalar!

1. Merhaba, bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

40’lı yaşlarıma ulaştığım şu günlerde freelance çalışma biçimi sayesinde daha sakin ve huzurlu bir hayat yaşıyorum. Çocukluğumdan beri yaratıcı etkinlikler ile uğraşmayı severim.Okumayı öğrendiğim günden beri aralıksız okuyorum. Düşünsel faaliyetlerden hiç bıkmadım, çocukken evde bulunan ansiklopedileri açar ilk sayfadan son sayfaya kadar her maddeyi tek tek okurdum. Sanırım günümüzün linkten linke tıklayarak web’de surf yapma biçiminin çocukluğumuzdaki ilkel karşılığı buydu 🙂

İletişim fakültesini bitirdikten sonra bütünleşik pazarlama iletişimi üzerine 20 yıla yakın süre çalıştım. Uluslararası markalara reklam ve pazarlama hizmeti verdim. Birçoğunda yöneticilik yaptım. Hem okulda hem profesyonel yaşamda içeriğin her türü ile haşır neşir oldum. Geleneksel masa üstü yayıncılıktan modern yaşamın hızlı ve sonsuz taleplerini karşılayacak dijital içeriklere kadar geniş bir yelpazede üretim yaptım.

2. icerikbulutu.com’a başvurmaya nasıl karar verdiniz?

Kendi blogumda düzenli olarak içerik ürettiğimi bilen bir arkadaşım kendisi için de içerik üretip üretemeyeceğimi sorduğunda hobiden freelance işe dönüşecek bir yolculuk başlamış oldu. İnternette freelance çalışanları bir araya getiren toplulukları inceledim. Hepsi hakkında bir liste çıkarıp forumlardan sözlüklere kadar detaylı bilgileri topladım ve süzgeçten geçirdim. Ödeme problemleri ve güven sorunlarının öne çıktığı birçok yapıyı eledikten sonra günün sonunda geriye sadece icerikbulutu.com kalmıştı ve hemen davetiye talebinde bulundum.

3. Yazar olup sisteme giriş yaptıktan sonra dikkatinizi çeken ilk şey neydi?

Davetiyem birkaç gün içinde ulaştı ve sisteme ilk kez giriş yaptığımda karşılaştığım manzara, tahmin ettiğimden daha kurumsal ve profesyonel bir yapıydı. Yazar dostu olarak nitelendirdiğim sistem, oldukça pratik ve içerik üretimini kolaylaştırıyor. Tüm üretimin ve iç iletişimin yazı ile yapıldığı düşünülürse sistemin önemi daha iyi anlaşılabilir.

4. İlk içeriğinizi üretmeden önce endişeleriniz var mıydı?

Yeni bir sistem, yeni insanlar, daha önce içerik üretmediğim birbirinden farklı birçok kategori olması sebebi ile elbette bir miktar tedirginlik yaşadım. Hatta ilk içeriğim düşük puan alıp revizyon talebi gelince oldukça üzüldüğümü itiraf etmeliyim 🙂 Ancak iyi tasarlanmış yardım bölümü, düzenli ve sistematik bir işleyiş sunan icerikbulutu.com’a alışmam uzun sürmedi.

Açıklamalar yeterince detaylı, talepler net biçimde belirtilmiş olduğundan uygun içeriği üretmek konusunda hızla tecrübe kazanıyorsunuz. Belirli markalar için sürekli üretim yaptığınızda o markanın kurumsal kimliğini, dilini, ses tonunu özümsüyor ve aynı dili konuşabilir hale geliyorsunuz. Bu da size büyük avantaj sağlıyor.

5. Uzmanlık alanınıza uygun içerikler üretmenin ne gibi avantajları oldu?

Yazmak için okumak gerektiğine inanıyorum. Ne kadar fazla kanaldan ne kadar yoğun beslenirseniz, o kadar zengin bir üretim süreci yaşıyorsunuz. İçerik ürettiğim büyük markalardan biri için ilk içerik talebini üstlendiğimde yazmaya başlamadan önce bir şubelerine gidip ürünlerden ziyade müşterilerini ve çalışanlarını bir süre izlemiştim. Markanın kurumsal kimliğini sindirebilmek, içeride yer alan tasarımdan ve kullanılan dilden faydalanarak markaya aşina olmaya çalışmak bir içerik üreticisi için oldukça ilham verici olabiliyor.

İçerik üretimini ciddiye aldığınız ve profesyonel bir sistemde hizmet verdiğiniz için bilgi sahibi olmadığınız konularda sıkı bir ön araştırma yapmanız gerekiyor ve bu sizin üretim sürenizi olumsuz etkiliyor. Çok hakim olmadığınız konularda yazarken teknik hatalar yapma riski de artıyor. Uzmanlık alanınıza uygun konularda yazmanın bir diğer faydası da çok daha keyifli olması. Sevdiğiniz bir konuda, sevdiğiniz bir dost ile sohbet etmekten farkı yok. Örneğin, çamaşır makineleri hakkında yazmaya bayılıyorum 🙂

6. Son olarak İçerik Bulutu’nda içerik üretmeye başlamış yeni yazarlara sistemle ilgili ne gibi tavsiyeleriniz var?

Yazabilmek için okumaya devam edin ve dağarcığınızı her daim güncel tutun. Sanılanın aksine freelance çalışmak, ofiste çalışmaktan daha kolay değil. Yeni yazarlara tavsiyem sistemli ve düzenli çalışmaları. Ne kadar çok üretim yaparsanız, o kadar çabuk uyum sağlar ve tecrübe kazanırsınız. Hata yapmaktan korkmayın, içerikbulutu.com editörleri bu geçiş süreci boyunca en büyük destekçiniz olarak yanınızda yer alıyor. Nazik tarzları ve keskin gözleri ile edebi ve teknik anlamda kişisel gelişiminiz için ciddi bir çaba sarf ediyorlar.

Online Topluluklar Nasıl Yönetilir?: Topluluk Yönetimi 101

Dijital dünyada online bir topluluk oluşturmak, markanız için yapmanız gereken en önemli şeylerin başında geliyor. Henüz bunun için bir adım atmadıysanız, online bir topluluk oluşturmanın müşterileriniz ve markanız arasında bir bilgi akışı ve etkileşim yaratacağını unutmayın.

Elbette topluluk yaratmak uzun süreli bir iş. Topluluğunuzu tüm bu süreç boyunca başarıya yönlendirmeli ve onlarla markanız arasında bağ oluşturacak atmosferi yaratmalısınız.

Peki, online topluluklar farklı şirket ve markalar tarafından hangi amaçlarla kullanılıyor?

-Marka ile ilgili herhangi bir konuda destek sağlamak

-Yeni ya da var olan bir ürünle ilgili farkındalık yaratmak

-Hedef kitle hakkında bilgi toplamak

-Yeni ya da var olan ürünler hakkında geri bildirim toplamak

Topluluğu oluşturdunuz, var olan toplulukla yukarıdaki 4 maddeyi de sorunsuz yapıyorsunuz. Sürecin sorunsuz devam etmesi için bu noktada topluluğu elinizde tutmak adına yapmanız gerekenler var:

Topluluğunuzla etkileşim içinde olun: Topluluğunuzla aranızdaki iletişimi kolaylaştırın. Onları yaptığınız yeniliklerden ve güncellemelerden haberdar edin. Doğru iletişim, topluluğunuzun güçlenmesine ve büyümesine yardımcı olacaktır. Evet, topluluğu sayı olarak büyütmek, Topluluk Yöneticisinin en önemli görevlerinden biri. Ama büyüyen topluluğu “işe dahil etmek”, doğru iletişimle mümkün olur.

Onları etkileyin: Topluluğun her bir parçası, markanızın büyümesi ve gelişmesi için değerli. Bu yüzden bu topluluğun kendini değerli hissedebilmesi için onlara sebepler verin. Her üyenin bu topluluğun bir parçası olarak hissetmesini sağlayacak fırsatlar yaratın. Örneğin; oyunlaştırma (gamification) ve yarışmalar, topluluğun etkileşime geçmesi için iki önemli etken.

Ulaşılabilir olun: Bir Topluluk Yöneticisinin bu topluluğun üyeleriyle sürekli olarak iletişim halinde olması gerekir. Topluluğa, online bir platform olsanız da “robot” olmadığınızı gösterebilmek için onların olumlu ya da olumsuz geri bildirimlerine kulak veren, ulaşılabilir Topluluk Yönetimi yapmalısınız. Ulaşılabilir Topluluk Yöneticileri, üyenin kendisini değerli hissetmesini sağladığı gibi topluluğa, markanın onlar için de çalışmalar yaptığını gösterir. Ulaşılabilir olduğunuzda topluluğun, marka için daha fazla şey yapmak isteyeceğinden emin olabilirsiniz.

Tüm bunlar, online platformlarda kullanılabilecek Topluluk Yönetimi yöntemlerinden sadece birkaçı. Teknoloji ve dijital dünya geliştikçe online platformlar da değişmeli ve gelişmeli. Bu platformların nasıl yönetileceği ise Topluluk Yöneticilerinin elinde.

Henüz yeni bir kavram olan Topluluk Yönetimi ile ilgili daha fazla blog içeriği görmek ve Türkiye’nin en büyük online platformlarından İçerik Bulutu’nu daha yakından tanımak için diğer blog içeriklerimize göz atabilirsiniz.

Mozcon Konferans Notları

Dünyanın en çok takip edilen dijital pazarlama konferanslarından Mozcon bu sene 9-11 Temmuz tarihlerinde Seattle’da yapıldı. Ümit Yılmaz ‘ın ABD’de yerinde izlediği Mozcon konferans notları 1. ağızdan İçerik Bulutu bloğunda.

Dijital Pazarlama ve SEO’nun geleceğine dair bu muhteşem notlarını bizimle paylaştığı için kendisine çok teşekkür ediyoruz.

Notları sizin için 6 başlık altında topladık:

Mozcon Konferans Notları – Seo

Mozcon Konferans Notları – Lokal Seo

Mozcon Konferans Notları – Dijital Pazarlama

Mozcon Konferans Notları – İçerik Pazarlaması

Mozcon Konferans Notları – Dijital Ürün Geliştirme

Mozcon Konferans Notları – Ajans Müşteri İlişkileri

Keyifli Okumalar 🙂