Yepyeni yazarlarımızdan İçerik Bulutu’nu dinlediğimiz serimizin üçüncü röportajını deneyimli çevirmen ve yazar Kalem1 ile gerçekleştirdik.

Keyifli okumalar!

Merhaba, bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

Küçüklüğümden beri devamlı yazarım. Bu yüzden edebiyat ve yaratıcı yazarlık üstüne odaklanan bir üniversite olan New York’taki Sarah Lawrence Koleji’ne gittim.

Mezun olduktan sonra 1 sene New York’ta bir edebiyat ajanı olarak çalıştım yani yazarlar için menajerlik yapmaya başladım. İstanbul’a döndükten sonra Amerika’daki Word Link Ajansı için aynı işi uzaktan yapmaya devam ettim.

Döndükten kısa süre sonra Sabit Fikir Dergisi’nden köşe yazarlığına başladım. Buna Varlık Dergisi ile Kafka Okur’daki köşe yazılarım ile New York’taki New York Journal of Books edebiyat dergisi için yazdığım kitap eleştirileri de eklendi. Üstüne Doğan Kitap, Edebi Şeyler ve Nemesis Kitap gibi yayınevleri için İngilizce ve İspanyolca’dan kitap çevirileri yapmaya başladım.

Tüm bunların yanı sıra kendi edebiyet sitem Hokkadan’ı idare etmekte ve metin yazarlığı yapmaktayım.

icerikbulutu.com’a başvurmaya nasıl karar verdiniz?

Metin yazarlığı yapmaya başladıktan sonra İçerik Bulutu’nu endüstrideki birkaç farklı arkadaşımdan duydum. Adını birkaç defa duyunca aklımda kaldığından sonunda denemeye karar verdim ve başvurduktan kısa bir süre sonra davetiyemi aldım.

Yazar olup sisteme giriş yaptıktan sonra dikkatinizi çeken ilk şey neydi?

İçerik Bulutu’na girince ilk dikkatimi çeken şey sistemin ne kadar kolay olduğuydu.

Oluşturulan üretim-revizyon-onay sistemi hem her şeyin hızlıca ilerlemesini sağlıyor hem de kaliteli işler üretilmesini garantiliyor.

Bu da çok dikkat çekici bir şeydi. Bir ofis ortamında çalışılmamasına rağmen profesyonelliğin böyle korunabiliyor olması hoşuma gitti.

İlk içeriğinizi üretmeden önce endişeleriniz var mıydı?

Farklı içerik tiplerini üretmeye çalışmak beni kaygılandırıyordu. Ne de olsa içerikler farklı dokunuşları ve nüansları gerektiriyor. Ancak yaptığınız işe itina göstermek ve size verilen talimatları dikkatlice takip etmek, bir de editörünüzün yönlendirmelerine uymak bu kaygıları gideriyor.

Daha önce freelance içerik üretimi tecrübeniz var. Bu tecrübelere göre İçerik Bulutu’nun avantajları neler?

İçerik Bulutu’nun en büyük avantajı az önce bahsettiğim profesyonelliği, hem yazarlar hem de yayıncı ve ajanslar için kullanılabilir, kolay ve rahat bir sistem haline getirmiş olması.

Herkesin hangi noktada durduğunu, neleri daha iyi yapması gerektiğini, neleri geliştirebileceğini kolaylıkla gördüğü bir sistemi var.

Daha iş takibi yapmak, neyin, ne zaman teslim edilmesi gerektiğini bellemek çok kolay.

Uzmanlık alanınıza uygun içerikler üretmenin ne gibi avantajları oldu?

Bilgi sahibi olduğum konularda içerik üretmek yapabileceğim en iyi işi yapmamı sağlıyor.

Halihazırda doğruluğundan emin olduğum kaynaklarıma başvurarak, neden bahsettiğimi bilerek yazabiliyorum ve böylece de gerçekten de iyi olduğunu bildiğim içerikler üretebiliyorum.

Son olarak İçerik Bulutu’nda içerik üretmeye başlamış yeni yazarlara sistemle ilgili ne gibi tavsiyeleriniz var?

Onlara iki tavsiyede bulabilirim.

İlki “Yapamam” diye bir şey olmadığı.

Yani bir yazı stilini iyi bilmiyor olabilirsiniz ama verilen talimatları dikkatlice okuduğunuz, gerekli araştırmaları yaptığınız ve gerçekten emek harcadığınız takdirde daima öğrenebilir, kendinizi geliştirebilirsiniz. Böylece de zaman içinde hep daha iyi içerikler ortaya koyabilirsiniz.

İkinci tavsiyemse kendilerini her alanda geliştirmeleri.

Farklı alanlarda kitap ve makaleler okumaları, film ve belgeseller izlemeleri. Zira hangi bilgi birikiminin size ne zaman, nasıl yardımcı olacağını hiç bilemezsiniz.

Siz de İçerik Bulutu’nun geniş freelance topluluğu arasında yerinizi almak, kariyerinize geleceğin mesleği ile yön vermek istiyorsanız Dijital İçerik Üreticiliği 101 eğitimini hemen satın alın. 

Yeni Yazarlar Anlatıyor - 3