IoT pazarı son zamanlarda gözle görülür şekilde büyüyor. Gartner, 2020 yılına kadar 20.4 milyar IoT cihazı olacağını öngörüyor. 2016’da, IoT’ye pazarlar arası yapılan küresel harcama 737 milyar dolardı. IDC, bu sayının 2020 yılına kadar 1.29 trilyon ABD dolarına ulaşacağını söylüyor.

Pazarlama, IoT’nin etkisinin olmadığı düşünülen bir alan olabilir. İçerik pazarlamacıları da ağa bağlı cihazların gücünü ve bu cihazların sağladığı verileri daha güçlü kampanyalar oluşturmak için kullanabilir. Bu bakımdan içerik pazarlamasının doyuma ulaştığını söylemek mümkün. 

2019’da, ABD’deki B2B şirketlerinin yaklaşık% 88’i dijital içerik pazarlamasını kullanacak. Her gün içerik üreten binlerce marka arasından görünür olmak kolay değil. İşte bu içerikte IoT cihazlarından gelen verilerin bu kalabalık içerik dünyasında nasıl ayrışacağını ele aldık. 

IoT’un İçerik Pazarlaması Uzmanlarına Sunduğu Avantajlar

Veri, artık içerik pazarlaması için çok önemli bir hale geldi. Bu nedenle IoT’nin içerik pazarlamasına etkisi yadsınamaz bir gerçek. Ağa bağlı cihazların sayısı arttıkça tüketici veri miktarı da artıyor. Cihazlar; pazarlamacıların, tüketicilerini daha doğru anlamalarına ve daha iyi deneyimler yaratmalarına yardımcı olabilecek kullanıcı bilgileri topluyor.

Örneğin; elektronik yastıklar uyku verilerini izleyebilen ve ilgili markaya kullanıcı uyku düzeni hakkında bilgi sağlayan sensörlere sahip. Bu veriler, şirketin daha kişiselleştirilmiş kampanyalar yaratmasına yardımcı olarak tüketicilere daha kişisel bir deneyim yaşatırken rekabet avantajını da artırıyor. Örneğin; bir kullanıcı horlarsa, pazarlamacılar horlamayı durdurmalarına yardımcı olacak seçenekler sunabilir. 

Deneyimsel pazarlama olarak bilinen içerikten ziyade bir deneyim sunmak, şirketler ve tüketiciler arasında yeni bir ilişki yaratıyor. Bağlantılı cihazlar, pazarlamacılara içeriği doğrudan tüketiciye gönderme şansı vererek rekabeti dağıtabilir. Örneğin; bir tüketici elektronik bir yastık satın aldığında mobil cihazına gelen verilere dayanarak bu veriyle ilgili içerikler okumayı tercih edecektir. 

Şirketler farklı insan gruplarını segmentlere ayırabilir ve hedefleyebilir. Örneğin; şirket tüm elektronik yastıklarla ilgili belli bir tür içerik sunmayı seçerken kullanıcılarına içerikleriyle yumuşak yastıklarla ilgili tamamen farklı bir deneyim yaşatmayı seçebilir. Her iki yastık da farklı deneyimler sunduğu için şirketler tüketicilere yeni bir deneyim sunmak için iki tür yastık arasında içerik alışverişinde bulunabilirler.

Gelişmiş veri toplama ve kullanma, içerik ekiplerinin en iyi içeriği sunmalarına da yardımcı oluyor. Örneğin; belirli bir hedef kitle için önemli olan acil bir durum veya yeni bir güncelleme olması durumunda, pazarlamacılar içeriği gerçek zamanlı olarak sunabilir. Pazarlamacılar ayrıca konu ile ilgili etkileşimi başlatan içerikler oluşturmak için müşteri hizmetlerine sıkça sorulan soruları alabilir.

Pazarlamacıların, IoT cihazlarının ürettiği verileri kullanabilmelerinin birçok yolu mevcut. Müşterilerin ürünlerini ne zaman, nerede ve nasıl kullandıklarını anlayarak daha güçlü ve daha kişiselleştirilmiş deneyimler sunabilirler. IoT, pazarlamacıların kampanyalarda uygulayabilecekleri ürün geliştirmelerine yardımcı olacak verileri ortaya koyabilir. İçerik performansı hakkında bilgi edinmek için ekiplerin mevcut bir içerik pazarlama platformuna sahip olması da iyi bir fikir olabilir. 

Pazarlamacıları IoT Uygulamaları Yaparken Zorlayabilecek Durumlar

IoT birçok heyecan verici fırsat sunsa da, pazarlamacıların içerik stratejilerini geliştirirken akıllarında bulundurmaları gereken birkaç nokta var.

Veri Yeterliliği

Tüm içerik pazarlaması uzmanlarının, içeriklerinde verileri nasıl işleyeceğini, analiz edeceğini ve yorumlayacağını öğrenmeleri çok önemli. Veri ve analitikte uzmanlık, gelecekte içerik pazarlamacıları için gerekli bir beceri olabilir. Pazarlamacılar ayrıca verileri yorumlamak için gerekli analitik araçlara sahip olduklarından emin olmalıdır. Pazarlamacılar sektörlerinde yükselirken IoT’nin potansiyelini kullanmak için veri ile ilgili daha fazla bilim insanının pazarlama ekiplerine katılacağını göreceğiz.

İçeriğe Dayalı Hedefleme

İçerik pazarlamacıları için en büyük zorluklardan biri, doğru içeriği doğru zamanda sunmak diyebiliriz. Tüketicilerin web sitelerindeki ve mobil uygulamalardaki içeriğe göz atmaları kolay olsa da bunu akıllı cihazlarda yapmak zor bir iş. Bu nedenle tüketiciler, bulamadıkları içeriklerle zaman kaybetmeyi tercih etmeyecektir. Pazarlamacıların, doğru bilgiyi doğru yerde ve doğru zamanda sağlayarak içeriğe dayalı hedeflemeyi doğru yapmaları gerekiyor. 

Sesli Arama

2020 yılında tüketicilerin %50’si sesle çalışan teknoloji ile etkileşime girmiş olacak. Çevrimiçi arama davranışı hızla değişiyor. IoT döneminde pazarlamacıların içeriklerini sesli arama ve sanal asistanlar için optimizasyon çalışmalarına başlaması çok önemli. Çünkü sesli aramalar çevrimiçi aramalardan farklı. Bu tip aramalar genellikle daha uzun ve soru şeklinde. Dolayısıyla bu sorguların sonucunda çıkacak içerikleri üretenlerin yaklaşımlarını değiştirmeleri ve mevcut SEO taktiklerini güncellemeleri gerekiyor.

İçerik Pazarlamasında IoT Kullanımı

Bağlı cihazların artmasıyla birlikte pazarlamacılar, ilgi çekici içerik oluşturmak için tüketici verilerini kullanıyor.
Her gün içerik üreten binlerce marka arasından görünür olmak kolay değil. Bu içerikte IoT cihazlarından gelen verilerin bu kalabalık içerik dünyasında nasıl ayrışacağını ele aldık. ‘nin parlak geleceğinin yanı sıra neden olabileceği bazı zorluklar da var. Bu zorlukların üstesinden gelmek için pazarlamacıların verileri kavraması, arama sorguları ile ilgili doğru içerik oluşturması ve sesli arama için optimizasyon çalışmalarına başlaması gerekir. Eğer IoT cihazlarından gelen verileri doğru analiz edebilirlerse müşteriler arasındaki güveni ve bağlılığı artırıp markalar ile tüketici arasındaki ilişkiyi güçlendirebilirler. 

Kaynak: https://medium.com/readwrite/how-iot-will-change-content-marketing-c69ac716f86d