Bir ajansta sosyal medya departmanına yeni giriş yaptıysanız ya da freelance olarak ilk sosyal medya işinizi aldıysanız markaya iletmeniz gereken bir içerik planı olduğunu bilirsiniz. Ancak bu içerik planını nasıl yapabileceğinize dair bazı bilgiler eksik olabilir ya da aklınızda tam olarak kurgusunu yapamayabilirsiniz.

Bir de bu planı aylık yapmanız gerekiyorsa yani 30 günü doldurmanız gerekiyorsa? Aman tanrım. Dünyanın en zor işine dönüşebilir. Tabii ki eğer bu adımlara çok da vakıf değilseniz.

Yaklaşık 6 yıldır her ay hazırladığım sosyal medya içerik planlarını hangi adımlarla ve püf noktaları ile hazırladığımı sizlerle paylaşmak istiyorum. Umuyorum hem siz bu içerikten hem de markalar içerik planınızdan memnun kalır.

1. adım: Markanın sosyal medyada yer alma hedefini öğrenin

Bazı markalar doğrudan satışa yönlendirmek için sosyal medyayı kullanılır bazı markalar içeriklerini okutmak için bazı markalarsa kullanıcıları ile olan iletişimini daima güncel tutmak için. Hedef ne olursa olsun öncelikle markadan bunu öğrendiğinize emin olun. Eğer stratejisine dokunabileceğiniz bir noktadaysanız, yolun başında olsanız da, yakından tanıklık etmiş olacaksınız. Bu sayede markanın hedeflerini çok daha net bir şekilde öğrenmiş olursunuz.

Böylece içeriklerinizde nelerden bahsedeceğinize emin olursunuz. Eğer doğrudan satışa yönlendirmeniz gerekiyorsa farklı, kullanıcıları bir içeriğe yönlendirmeniz gerekiyorsa bambaşka bir plan oluşturmanız gerekir. Bu hedefler aynı zamanda içerik yoğunluğunu da belirler. Yüksek satış beklentisi olan bir marka için günde 3 adet paylaşım yapmanız gerekebilirken iletişimde kalmak ve takipçisini eğlendirmek isteyen bir marka için haftada 4 ya da 5 adet içerik girişi yapmanız yeterli olabilir.

Bu da içerik planınızdaki içerik adedinde tamamen değişime neden olmuş olur.

2. adım: Rakipleri analiz edin

rakip analizi

Markanın hedefini biliyorsunuz, içerik yoğunluğunuzun ne olması gerektiğine de az çok vakıfsınız. Peki rakipler neler yapıyor? Ne yoğunlukta içerik girişi yapıyorlar ve içeriklerinde nelerden bahsediyorlar? İçerik planı hazırlarken rakipleri sıkı takip etmeniz gerekir. Çünkü onların dili ve üslubunun yanı sıra hangi türde içerikler ürettiklerini de görmüş olursunuz. Örneğin video içeriklerin daha yoğunlukta olduğu bir dünyada siz yalnızca görsellerle iletişim kurmaya çalışırsanız doğru yolda olmayabilirsiniz.

Infogragiklerin ya da giflerin hüküm sürdüğü bir alanda kısa videolar etkisiz kalabilir. Bu nedenle rakiplerin neler yaptığını, konulara nasıl yaklaştığını iyice incelemeli, onlardan beğendiklerinizi bir kenara not etmeli ve içeriklerinizi yayınladıktan sonra dahi onları takip etmeyi bırakmamalısınız. Çünkü bir sonraki planda kullanabileceğiniz yepyeni bir içerik konseptini de ilk kez bu markalarda görüyor olabilirsiniz.

3. adım: Hedef kitlenizi yakından tanıyın

Maalesef hedef kitleyi yakından tanıyın demediğimiz bir gün olmuyor. Hatta İçerik Bulutu ile birlikte hazırladığımız Dijital İçerik Üreticiliği 101 eğitimimizin temel konularından bir tanesi de hedef kitleyi tanımaktı. Çünkü onları tanımıyorsanız yarattığınız içerik doğru olmaz ve doğal olarak tüketilmez. Tüketilmeyen içerik ise hedefine ulaşmakta güçlük çeker. Bu nedenle hangi kitle için içerik üretmeniz gerektiğini çok iyi bilmelisiniz.

Örneğin bir mama markasının sosyal medya hesaplarını yönetecekseniz bu kitleyi tanımalı, yaş aralığını bilmeli ve buna bağlı olarak içerik üretmelisiniz. Bir saç ürünleri markası için içerik üretecekseniz bu kitlenin yalnızca kadınlardan değil aynı zamanda erkeklerden de oluştuğunu görebilirsiniz. Bu da iletişimde size tek yönlü bir iletişimdense birden farklı şekillerde farklı personalara hitap etmeniz gerektiği bir evrene doğru yönlendirebilir.

4. adım: Markanıza ait içerik kategorilerini düşünün

İçerik kategorilerini düşünmek size bir ay içerisinde kaç kez o kategoriyi tekrarlı bir şekilde kullanmanız gerektiğini gösterecektir. Örneğin kitaplarla ilgili bir markayla ilgileniyorsunuz ve içerik planı oluşturmanız gerekiyor. O halde aklınıza sırasıyla şu kategoriler gelebilir:

  • Alıntılar
  • Haftanın ya da ayın yazarı
  • Dünyadaki ilginç kütüphaneler
  • Kitabın farklı sanatlarla birleşimi
  • Soru cevap

Kitaplardan ya da şiirlerden alıntı yaparak bunu görselleştirebilir, paylaşım metninde de bu duyguya hitap eden bir metin yazabilirsiniz. Haftanın ya da ayın yazarı seçerek 1 ya da 4 içeriği sabitlemiş olursunuz. Bu kategoride yazara dair bilgi verir, kitaplarından bahseder belki ödüllerine de yer verirsiniz. Dünyanın farklı konumlarındaki en büyük ya da en ilginç kütüphaneleri paylaşabilir, kitap tutkunlarını meraklandırabilirsiniz ya da tamamen onlarla iletişime geçebilir ve sorular sorabilirsiniz. Puzzle tarzı oyunlar yaratabilir, en sevdikleri yazarı ya da kitabı sorabilirsiniz.

Böylece içerik planına mutlaka ekleyebileceğiniz sabit içeriklerinizi ortaya çıkarmış olursunuz.

5. adım: Özel günleri atlamayın ancak çok da boğmayın

özel günler içerik planı

Özel günler gerçekten büyük bir probleme dönüşebiliyor. Markaların en temel eğilimi tüm özel günleri kutluyor olmak olabilir ancak bir iletişim uzmanı olarak sizlerin markayı hangi özel günlerin kullanılıp kullanılamayacağına dair bilgilendirmesi gerekiyor. Tekrar mama markamıza geri dönelim. Bu marka için özel günleri seçerken anne, bebek ve çocuklara dair özel günleri sahiplenebilirsiniz ancak Babalar Günü’nü illa kutlamalı mısınız? Eğer sayfanızın takipçi kitlesinde erkekler de çoğunluktaysa evet ancak değilse bunu illa yapmak zorunda değilsiniz.

Bu konuda daha önce yazmış olduğum “Tüm Markalar Özel Günleri Kutlamak Zorunda mı? – Aslında Değil” yazımı okuyabilirsiniz. Bu sebeple içerik planınıza özel günleri ideal bir şekilde dağıtmalısınız. 30 günlük bir içerik planında 30 adet içeriğiniz olması gerekiyorsa bu içerik planında maksimum 3 ya da 4 adet özel gün yer almalı. Bunun da maksimum olduğunu iletmek istiyorum. Çünkü özel gün iletişimi önü alınmadığı sürece tüm markanın iletişimini ele geçirebilecek kadar zehirli bir konuya dönüşebiliyor. Sonra gün aşırı kendinizi “Kaynanalar Günü”, “Yeşil Almayı Büyükçe Isırma Günü” gibi günlere dair paylaşım yaparken bulabilirsiniz.

Markanızı ve hedef kitlenizi tanıyın ki doğru özel günleri iletişime ekleyebilin.

6. adım: Her güne dair bir not ekleyin

Her gün bir adet paylaşım yapılan bir sosyal medya planı yaptığınızı varsayalım. Aklınızdaki temel kategorileri yazdınız. Ardından bunları ay içindeki farklı günlere dağıttınız. Sonrasında özel günleri de özenle seçerek yine plana dahil ettiniz. Şu anda elinizde planın %30’unun temeli mevcut. Ancak %60’ı nasıl dolduracaksınız?

Örneğin ayın 1’inde alıntı paylaşacaksınız, 2’sine bir içerik yerleştiremediniz, 3’ünde de kütüphane paylaşımı var. Eğer powerpoint ya da excel üzerinde çalışıyorsanız bu günlerin kategorilerini hemen yanına yazın. Excel’de hazırlanıyorsanız soldan sağa sütunlar şu şekilde olabilir:

  • Tarih
  • Kategori
  • Paylaşım metni
  • Sosyal ağ
  • Görsel briefi ya da görsel

Tarih tahmin edeceğiniz üzere içeriğin hangi tarihte yayınlanacağı. Kategori ise az önce belirlediğimiz içeriklerimizin yapı taşı. Paylaşım metni bu içeriği paylaşırken ne diyeceğimiz. Sosyal ağ ise içeriğin hangi ağlarda paylaşılacağı. Buraya dikkat çünkü her içerik her ağda paylaşılmak üzere yapılmayabilir. Bir içeriği Instagram ve Facebook’ta paylaşıyorken Twitter’da paylaşmayabilir, bazı içeriklerinizi de yalnızca Twitter’a özel hazırlayabilirsiniz. İşte bu noktada sosyal ağın dinamiklerini doğru kullanabiliyor olmak devreye girer.

Görsel briefi ya da görsel dediğimiz kısım ise eğer bir tasarımcı ile çalışıyorsanız ona vereceğiniz briefin yer aldığı sütun. Eğer görselleri siz hazırlıyorsanız da içeriğe dair hazırladığınız görsel.

Powerpoint’te içerik planı oluşturuyorsanız sayfada sol üst ya da ortada içeriğin tarihi, hemen altında paylaşım metni, yine altında hangi ağda paylaşılacağı ve en altta ise kategorisi yer alabilir. Sağ tarafa ise görseli ekleyebilirsiniz.

7. adım: Paylaşım metinlerini hazırlayın

Benim işimi kolaylaştırdığını düşündüğüm akış tam olarak böyle. Önce hangi gün ne paylaşacağımı biliyorum ardından da o güne dair metni hazırlıyorum. Çünkü insanın kendini sınırlaması onun işini kolaylaştıran bir işe dönüşebiliyor bazen. Diyelim ki alıntı kategorisinin olduğu gündeyim. O halde hızlıca bir alıntı araştırması yapıp markaya uygun olduğunu düşündüğümü seçip ardından da ona uygun bir metin ile bir araya getiriyorum. Alıntıya paylaştığım video ya da görselde yer verebilirim ancak paylaşırken bu içeriği destekleyecek bir metne ihtiyacım var. O da benim paylaşım metnim. Tüm içerik planını hem belirlediğim kategoriler hem de destekçi kategorilerle doldurduktan sonra paylaşım metinleri ile bütünleştiriyorum.

İşte böylece içerik planının en temel hali hazır hale geliyor. Bu aşamadan sonra tasarıma geçilerek marka onayına doğru yol alınmış oluyor.

8. adım: Doğru brief verin ya da uygulayın

İçerik planında kategori ve paylaşım metinlerini yazmak zorlayıcı bir süreç ancak görsel, video ya da başka bir içerik hazırlamak oldukça zor. Ajanstaysanız ve tasarım ekibi ile çalışıyorsanız onlara içeriği doğru anlatabilmeniz gerekiyor ki uygun görseli ya da videoyu hazırlayabilsinler. Bu yüzden içerik planınızdaki görsel briefi alanını çok iyi doldurmanız gerekiyor.

Görsel briefinde mutlaka yer alması gereken alanlar:

  • İçeriğin hangi sosyal ağda paylaşılacağı: Çünkü bu kriter görselin hangi boyutlarda hazırlanabileceğiniz belirler.
  • İçeriğin hedefi: Satın alma mı, etkileşim mi yoksa başka bir hedef mi? Buna bağlı olarak görselde ya da videonun kapağındaki metinler dahi değişebilir.
  • İçeriğin odağındaki duygu: Paylaşım metnimiz ile tam olarak hangi duyguya ulaşmayı hedefliyoruz.
  • Örnekler: Daha önce bu içeriğe benzer bir içerik yapılmışsa bunu hatırlatacak ve görsel dünyada yardımcı olacak örnekler, linkler.
  • İçerikte mutlaka olması gerekenler: Bu bir logo olabilir, markanın sloganı olabilir ya da bir kampanya boyunca kullanmanız gereken etiketler olabilir. Hangisi olmazsa olmaz ise onun iletilmesi gerekiyor.
  • Bitiş tarihi: İçerik planını zamanında teslim etmek istiyorsanız tasarım ekibine iletmeniz gereken en önemli kriter. Hiçbir zaman için deadline olmadan iş yapmamanız gerektiğini içerik planlarınız yetişmediği ve markadan olumsuz geri dönüş aldığınızda görebiliyorsunuz.

Eğer “Ben Photoshop bilirim, Adobe programları benden sorulur…” diyorsanız tebrikler, bu aşamalardan geçmeden direkt olarak kendi görselinizi yaratmış ve planınıza eklemiş olursunuz.

9. adım: Mutlaka tüm içerikleri okuyun ve eleştirin

Bazı içerikleri yazarken aklımız çıksa da bir ikinci kez dönüp baktığımızda o kadar mutlu olmayabiliriz ya da dilbilgisi hataları ile dolu bir içerik üretmiş olabiliriz. Bu nedenle içerikleri onaya göndermeden önce mutlaka tekrar tekrar okumalı ve kontrolünü yapmalısınız. Aksi halde en büyük hatalardan birini gerçekleştirmiş olursunuz. Çünkü markadan size dönecek olan dilbilgisi hataları sizin içerik üreticiliğinize zarar verebilecek kadar kötü.

Aynı zamanda içerikleri okurken eleştirel bir gözle bakabilirsiniz. Bu da daha iyi içerikler yaratabiliyor olmanıza yardımcı olur. Çünkü bir okuyucu, bir tüketici gibi “Acaba ben bu içeriği beğenir miydim?”, “Bu içerik hedefine ulaşabilir mi?” gibi soruları kendinize karşı yanıtlayabilirsiniz her şey çok daha kolay olacaktır.

Son adım: İçeriklerinizi zamanlayın

Bu konuda biraz kırıcı olabilirim ancak yıl 2019. Artık içerikleri manuel olarak girmek çok özel nedenlere sahip değilsek oldukça anlamsız. Çünkü bir yandan içerikleri girerken diğer yandan e-postaya yanıt veriyor, gelen kullanıcı sorularını cevaplıyor ya da yorumları beğenmekle uğraşıyoruz. Bu nedenle gün içinde elimizi kolaylaştırabilecek her şey çok önemli. İçeriklerin zamanlanması da bunlardan biri.

İçerik yoğunluğunuza ve bütçenize uygun bir zamanlama aracı kullanabilir ya da uygulamaların kendi içindeki zamanlayıcılardan faydalanabilirsiniz. Facebook bildiğiniz gibi çok uzun zamandır içeriklerin zamanlanmasına izin veriyor. Twitter da Twitter Ads üzerinden bunun olmasına imkan sağlıyor. Instagram bu konuda en inatçıları olarak hayatına devam ediyor. Uygulama içinden değil de yalnızca üçüncü parti araçlarla zamanlama yapılabiliyor.

Ancak ne olursa olsun kendinize en uygun çözümü bulmanız gerekiyor. Aksi halde içeriklerin paylaşımı bile büyük bir külfete dönüşebiliyor.

Toparlarsak:

  • Hedef kitlenizi yakından tanıyın
  • Markanıza uygun kategoriler yaratın
  • Paylaşım metinlerinizi bu kategorilere uygun hazırlayın
  • Görsel brief’ine dikkat edin
  • Paylaşımlarınızı mümkün olduğunda zamanlayın

Ancak ne olursa olsun içinize sinmeyen bir içeriği markaya sunmaktan kaçının. Böylece her zaman doğru içeriklerle ilerlemiş olacaksınız.

Okuma Önerisi: İşinizi Kolaylaştıracak Sosyal Medya Araçları