Diyelim ki bir makale ya da uzun bir e-mail; kısacası türü ne olursa olsun bir içerik okumaya çalışıyorsunuz. Bir anda, aynı cümleyi kim bilir kaçıncı defa baştan okuduğunuzu fark ettiniz. Üstelik tüm dikkatinizi vermenize rağmen ne denmek istediğini hala tam anlayamadınız. İşte, pek çok kez karşılaştığınız bu durum, okuduğunuz içeriğin okunabilirlik seviyesinin düşük olduğunu gösterir.

Biz de bu yazımızda okunabilirliğin ne olduğunu, neden önem taşıdığını, okunabilirliği artıran temel faktörleri anlatacağız ve içeriklerinizin okunabilirliğini yükseltecek 8 ipucu paylaşacağız.

Okunabilirlik Nedir?

Okunabilirlik aslında bir içeriğin rahatça okunma kapasitesidir. Okurlarınızın içeriğinizi okurken harcamak zorunda kaldığı enerji ne kadar azsa, içeriğiniz o kadar okunabilir demektir. Eğer okurlarınız içeriği okurken onu gerçekten anlıyorsa, okuma süreçleri ideal bir zaman kapsamında bitiyorsa, içeriği ilginç bulup beklediklerini bulmuşlarsa ve hatta  içeriğiniz onları bir davranışta bulunmaya yönlendiriyorsa tebrikler, okunabilir bir içeriğiniz var!

Okunabilirlik Neden Önemlidir?

Okunabilirlik öncelikle emeğinizin boşa gitmemesi için önemlidir. İnsanların çaba göstererek, zaman harcayarak yazdığınız içeriğinizi okurken bir noktada takılıp kalmasını ve büyük ihtimalle okumayı yarıda bırakıp vazgeçmesini istemezsiniz. Evet, düşüncelerinizi  yazıya dökmek, hele de onları olabildiğince okunabilir kılmak kolay bir iş değildir. Ancak siz de okurken işkence çekiyormuş gibi hissettiğiniz, bir türlü odaklanamadığınız bir yazıyı bitirmeye uğraşmazsınız değil mi?

Ayrıca, eğer içeriğiniz online bir mecrada paylaşılacaksa internet dünyasında güçlü bir varlığınızın olması için kaliteli ve okunabilir içerikler üretmeniz şarttır. Kişiler, ancak karşılarında konusu net olan ve düzgün yazılmış görünen bir içerik görürlerse onu okumaya karar verirler. İçeriğinizi ne kadar beğenirlerse sitenizde o kadar uzun zaman geçirir, varsa daha fazla içerik okur ve içeriklerinizi paylaşırlar. Böylece tıklanma oranlarınız, ziyaretçi sayılarınız ve ziyaretçilerinizin sitenizde geçirdiği ortalama zaman artar. Ayrıca, bu içerik yolculuğu ile sizinle ilgili olumlu bir deneyim yaşadıklarından yeni müşteriler de kazanırsınız.

Okunabilirliği Artıran Faktörler

Okunabilirliğin ne olduğunu ve neden önemli olduğunu anlattık.  Peki, bir içeriğin okunabilirliğini artırmak için dikkat etmeniz gereken faktörler nelerdir?

Üreteceğiniz içeriğin tipine, amacına, üslubuna göre bu faktörlerin önem sırası değişebilecek olsa da şöyle bir sıralama yapabiliriz:

Dil Bilgisine Uygunluk: İçeriğinizin yazıldığı dilin kurallarına uyması şarttır. Yazım hatalarıyla dolu bir içerik, okuyucuyu çabuk yoracağı gibi içeriğinizin hiç okunmayacağı anlamına bile gelebilir. Baştan sağma gözüken bu tür içerikler sizin, markanızın veya şirketinizin amatör olduğunun düşünülmesine yol açar.

Kişiselleştirilebilirlik: İçeriğinizin insanların hoşuna gitmesi ve uzun süre akıllarında kalması için okuyanların kendileriyle bağdaştırabileceği bir şekilde yazmalısınız. Okuyanlara “Burada yazanlar tam da benimle alakalı.” dedirtecek içerikler üretmelisiniz.  

İlginçlik: İçeriğinizin okunması için onu ilgi çekici bir hale getirmek zorundasınız. Aksi takdirde, sıkıcı bulunduğu için okunabilirliği düşük olan bir içerikle baş başa kalabilirsiniz. Hedef kitlenizin en çok neleri merak ettiğini öğrenerek konuyla ilgili az bilinen örnekleri, eğlenceli ama tuhaf gerçekleri paylaşabilirsiniz.

Somutluk: İstatistikler, veriler, grafikler aracılığıyla içeriğinizde belirtmek istediğiniz noktaları daha net bir hale getirebilirsiniz. Muğlak cümleler, doğruluğu kanıtlanamayacak öznel ifadeler yerine çeşitli araştırma verilerinden faydalanmak, özellikle bazı içerikler için çok önemlidir. İçerikte verilerin olması, paylaşımları ve yorumları da artırır.

Bunların dışında, okunabilirliği belirleyen pek çok kriter daha bulunur.  Benzer kelimelerin yaygınlığı, edilgen cümlelerin çok fazla olması, noktalama işaretlerinin eksikliği gibi pek çok durum okunabilirlik açısından sorun yaratır.

Okunabilirliği Artırmak İçin 8 İpucu

1.Okurlarınız İçin Yazın

Eğer içeriğinizin okunabilir olduğundan emin değilseniz, içeriğinize potansiyel okurların gözünden bakın. Düşünme şekillerini, kullandıkları dili, o içeriğe dair ihtiyaçlarının şiddetini, neyi aradıklarını bilin. Hedef kitlenizin ortalama yaş aralığı, eğitim durumu gibi profil özelliklerinin farkında olun.

2. Amacınızı Unutmayın

Okunabirliğinizi artırmanın bir başka yolu, cümlelerinizin ve paragraflarınızın anlatmak istediğiniz ana düşünceye hizmet edip etmediğini kontrol etmektir. İçerik üreticisi olarak özellikle çok sevdiğiniz konularda yazarken ipin ucunu kaçırıp içeriğe konunun geneliyle alakasız bilgiler, örnekler eklemeniz olası. Bu nedenle içeriğiniz bittikten sonra mutlaka baştan okuyun ve ilgisiz bulduğunuz kısımlar varsa silin.

3. Yazınızı Alt Başlıklara Ayırın

Özellikle uzun içeriklerde okuyucunun yazıyı hızlı bir şekilde tarayabilmesi ve aradıklarının orada olup olmadığını kolayca görebilmesi için alt başlıklar kullanmalısınız. Upuzun paragraflarla karşılaşan bir okur, bu içeriği okuyacak vakti olmadığına inanabilir ve içeriği okumaya başlamadan uzaklaşabilir. Bu nedenle, içeriğinizi uygun alt başlıklar ile bölün. Çok uzun olmayan, eşit paragraflar kullanarak okuyucularınıza içerik boyunca nefes alacak alanlar yaratın.

4. Edat ve Bağlaçlardan Faydalanın

Edat ve bağlaçlar içeriğin ögelerini birbirine bağlayarak bu ögeler arası geçişlerin bir anda olmasını önler. Bu sayede, böylece, bu nedenle, ve, ile gibi edat veya bağlaçları kullanarak içeriğinizde anlattıklarınızın sebep-sonuç ilişkisine sahip olmasını sağlayabilirsiniz.

5. İçeriğinize Görseller Yerleştirin

Görsel kullanımı, içeriğinizin daha çabuk anlaşılması ve okuru sıkmaması için gereklidir. Bir araştırmaya göre içerisinde görsellere yer verilen içerikler, yer verilmeyenlere göre %94 daha fazla okunur. Bu avantajdan faydalanmak için içeriğinizi uygun görsellerle beraber paylaşın.

6. Mizahın Gücüne Güvenin

Bazı içeriklerin tamamen ciddi bir üslupla yazılması zorunludur, ancak üsluba karar verebildiğiniz durumlarda konunun ne olduğuna da bağlı olarak mizahtan faydalanabilirsiniz. Okuyucular, onları güldüren içerikleri severler ve böyle içeriklerle karşılaştıklarında sizi takip etmeye devam ederler. Uzun bir yazının bir yerine ekleyeceğiniz minik bir espri bile içeriğinizin okunmasını daha keyifli hale getirir. Üstelik bu sayede siz de yazarken daha çok keyif alabilirsiniz.

7. Liste Şeklinde Yazın

Liste içerikleri olarak adlandırılan içerikler, genellikle okuması ve anlaması daha kolay içeriklerdir. İşlenen konunun maddeler halinde anlatılması, hem daha düzenli görünür hem de okurlar bu tür yazıları en yoğun oldukları anlarda bile okuyabilir. Diğer yandan, istediklerinizi de bu sayede daha net bir şekilde ifade etmiş olursunuz. 

8. Metninizi Sesli Bir Şekilde Okuyun

İçeriğinizi ürettikten sonra sesli bir şekilde okumaya ne dersiniz? Eğer yazdıklarınızı yüksek sesle okurken sorun yaşıyorsanız, bir şeyler yanlış gitmiş demektir. Çünkü sonuçta amacınız okunabilir olmaktı, değil mi? Eğer okurken kafanızın karıştığını veya sıkıldığınızı hissederseniz, uzun cümlelerin sonunu getirmeye nefesiniz yetmezse, yazdıklarınızı biraz daha düzenlemeye ihtiyacınız var demektir. Dilerseniz zihninizi dinlendirmek adına kısa bir mola verin ve içeriğinize tekrar odaklanarak sorunu ortadan kaldırın.

Okunabilirlik kavramını ve içeriklerinizin okunabilir olmasını nasıl sağlayacağınızı anlatmaya çalıştık. Peki siz, bu içeriği okunabilir buldunuz mu? Okunabilirlik hakkında siz neler söylemek istersiniz?  Siz içeriklerinizin okunabilir olmasını nasıl sağlıyorsunuz? Yorumlarınızı bekliyoruz.

Kaynak

https://www.forbes.com/sites/drewhendricks/2015/03/10/the-only-6-content-marketing-tips-you-need-for-2015/#2dbd276e64c0