Son zamanlarda dijital içerik üreticilerinin hayatında büyük bir yer kaplayan, oldukça önemli bir konudan bahsetmek istiyorum: özgün içerik.

Bildiğiniz gibi gün içinde onlarca hatta yüzlerce içeriğe denk geliyor, bu içeriklerin bazılarını çok seviyor bazılarını ise okumak dahi istemiyoruz. İlgimizi çeken içerikleri bir kenara kaydediyor ve hatta arkadaşlarımıza, okumasını istediğimiz kişilere gönderiyoruz. Genellikle paylaşımda bulunduğumuz bu içerikler özgün içerik oluyor. Çünkü okuyucuyu doğru şekilde harekete geçirecek elementlere sahip oluyor.

Peki nedir özgün içerik? Özgünlük içeriğe nasıl yansır?

Özgün içerik demek daha önce herhangi bir yerde yayınlanmamış, yazarın kendi tarzı ve üslubu ile ortaya çıkmış, alıntı içermeyen, Google gibi arama motorları tarafından henüz taranmamış ya da tarandıktan sonra biricik olduğu belirlenmiş içerik demektir.

Öncelikle özgün içerik yaratmanın aslında oldukça zor olduğundan bahsetmek istiyorum çünkü biz yazarların özgün içerik yaratabilmesi için yazacağımız konuya hakim olmamız gerekiyor. Aksi halde birbirine benzeyen, kopya metinler içeren içerikler üretmek zorunda kalıyoruz. Çünkü yetkin olunmayan bir alanda yazarken başkalarının yazdığı ve görünüşte mantıklı gelen içerikleri biraz değiştirerek kullanmak oldukça doğru gelebiliyor. Ancak  bu iş böyle maalesef ki olmuyor.

Özgün içerikler emek gerektiriyor çünkü biricik olmak, yalnızca arama motorları için değil kullanıcılar için de içerik yazıyor olmak istikrarlı bir çalışmanın sonunda ortaya çıkıyor.

Özgün içerik nasıl yazılır?

Özgün içerik yazımını adım adım incelersek karşımıza tam olarak şöyle bir liste çıkar:

  • İçeriğin konusunu anlamak: Özgün bir içerik yazabilmek için içeriğin konusu anlamak, detaylarına hakim olmak gerekir. Bu da araştırma yapılması gerektiğinin resmidir. Bir konuyu ne kadar iyi anlarsak o kadar iyi içerik üretebiliriz aksi halde tekrara düşmek ve yanlış bilgileri sunmak kaçınılmaz hale gelir.
  • İçeriğin yapısını zihnimizde oturtmak: İçeriğin konusunu öğrendikten sonra yazacağımız içeriğin nasıl bir yapıda olacağını, hangi alt başlıklara sahip olacağını kesinlikle çıkarmalıyız. Bunları not etmesek dahi zihnimizde bir yapısı olmalı ve bu yapı okuyucunun ve arama motorlarının değer verdiği, anlayabildiği tarzda olmalı.
  • İçeriği doğru şekilde beslemek: Yazacağımız içeriklerde kaynaklar kullanmak mükemmel bir adım. Çünkü fikrimizi destekleyebilir, doğrulayabilir ya da daha da dolu hale getirebiliriz. Ancak bunu doğrudan kopyala yapıştır olarak yapmak yerine kendi cümlelerimizle aktarabilir ve sonuna da “*” koyarak yönlendirebiliriz.
  • Doğal olmak, kendi üslubumuzu korumak: İçerikleri okunabilir kılan şeylerden bir tanesi de üslubumuzdur. Eğer okunması zor bir üslupla yazıyorsak en özgün içeriği dahi yazsak kullanıcı bundan etkilenmeyecek, hemen çıkma oranları yükselecek ve doğal olarak içeriğimizin kalite skoru düşecektir. Bu nedenle yazdığımız konuda özellikle belirtilen aksi bir durum yoksa doğal olmak ve üslubu korumak oldukça değerli.
  • SEO’yu asla unutmamak: İçeriklerimizi okuyucular için yazıyoruz ancak bir yandan da arama motorlarına hizmet ediyoruz. Bu nedenle arama motorlarına uygun şekilde yazmak oldukça değerli. SEO’nun temellerini anlayıp içeriğimizi SEO odaklı bir şekilde yazdığımızda win-win dediğimiz iki taraflı kazanım ortaya çıkmış olur. Bu da içeriğin kalite skorunu yükseltir.

Özgün içerik kontrolü nasıl yapılır?

İçeriğimizi oluşturduk ve özgün olduğunu biliyoruz ancak bunun bir de kontrolü yapılması gerekiyor. Bu kontrol manuel olarak yapılabileceği gibi otomatik olarak arama motorları tarafından da gerçekleştiriliyor.

Arama motorları ürettiğimiz içerikleri tarayarak daha önce başka bir yerde kullanılıp kullanılmadığına, alıntı ya da kopya herhangi bir nokta olup olmadığına bakıyor ve buna göre içeriği özgün ya da özgün olmayan olarak belirliyor. Arama motorlarının bu kontrolü sonrasında bize tabii ki bir geri dönüş sağlamıyor ancak sıralamadaki yerinizi yukarı ya da aşağı oynatarak sonuçları göstermiş oluyor.

Manuel yani elle kontrol edilmesi gerektiğinde de üretilen içeriğin farklı yerlerinden metinler alıp farklı arama motorlarında arama yaparak kontrolünü sağlayabiliyoruz. Eğer metinlere birebir denk geliyorsak ya da aralarından yalnızca birkaç kelimenin değiştirildiğini görüyorsak o içeriğin artık özgün olmadığını biliyoruz.

Özgün içerik fikirleri nelerdir?

Özgün içerik fikirleri üretebilmek için içerik yazarlığına kendinizi daha fazla adamış olmanız gerekiyor. Çünkü insan ürettikçe daha fazlasını üretebilir hale geliyor. Başlangıç olarak bir dikeyi sahiplenebilmek ise bu süreci daha da kolaylaştırıyor.

Örneğin moda dünyası için içerik ürettiğimizi düşünelim. Tahmin edersiniz ki moda dikeyi aslında oldukça yoğun sıklıkta içerik üretilen bir dikey. Bu nedenle özgün içerik fikri bulmak oldukça zorlayıcı olabilir. Fakat modayı yakından takip etmek, yurt dışındaki trendlere bakmak ya da moda ile farklı dalları bir araya getirmek daha özgün ve yenilikçi içerikler yazmanıza yardımcı olabilir.

Toparlarsak;

–          İçeriğinizi yalnızca arama motorları için değil okuyucular için hazırlayın

–          Size ait olmayan herhangi bir şeyi kullanmayın, kullanmaktan kaçının

–          Doğallığı ve üslubu arka plana atmayın

–          SEO’yu es geçmeyin ve ona uygun olarak da hareket edin

–          Daha özgün içerik yazabilmek için bol bol içerik üretin.


Öznur Doğan’ın sunumuyla Dijital İçerik Üreticiliği 101 eğitimini satın almak için hemen tıklayın. 

öznur doğan