Sosyal medya yöneticileri, içerik üreticileri ve sevgili markalar… Organik olarak artık kullanıcılara ulaşmak artık oldukça büyük bir olay haline geldi. Her gün farklı algoritmalarla savaşıyor, diğer markaların önüne geçmeye çalışıyor, yeri geliyor Facebook’a yeri geliyor Instagram’a kafa tutuyoruz. Bazen başarıyor bazense başaramıyoruz.

Ancak bu algoritmalara ve -illakiparaharcayacaksınız- dünyasına karşılık alabileceğimiz önleyici, destekleyici ve harekete geçirici aksiyon mevcut.

Sizin için şimdi bunları gün yüzüne çıkaracağım. Erişiminizi artırmanın, görünürlüğünüzü sürekli kılmanın yollarından bahsedeceğim.

Sosyal medyada görünürlüğün azalmasını önleyici yöntemler

Öncelikle elinizdeki kullanıcıların kıymetini bilerek başlamanız gerekiyor. Bunun temel nedeni kendi kullanıcılarınızı aktif bir şekilde oyunda tutabilirseniz bu sayfanızın organik olarak etkileşim ve erişim almasına da yardımcı olacaktır.

Bu yüzden yarattığınız içeriklere değer vermeniz, onları doğru bir şekilde üretiyor olmanız gerekiyor. Etkileşim yaratan, kullanıcıların aktif bir şekilde sizinle konuşmasına ve iletişime geçmesine yardımcı olacak içeriklere ihtiyacınız var. Ancak etkileşimli içerik denildiğinde bunların genellikle statik bir stok fotoğraf üzerine eklenmiş görseller ve buna uygun metinler geliyor. Maalesef ki hedef kitlenizi doğru tanıyamamak bu gibi paylaşımların da yeterince etkileşim görmemesine sebep oluyor. Kullanıcılarınızla etkileşime geçerken onların motivasyonlarını bilmek, nasıl bir espri anlayışına sahip olduğunu anlamak oldukça önemli.

Almanız gereken bir diğer önlem ise onlarla iletişimi asla kesmemek. İçerik planınızda boşluklar yaratmamalı, paylaşımlarınızı düzenli bir şekilde yapmalısınız. Bunun temel nedeni kullanıcılarınıza sizi unutacak vakti vermemek olacaktır. Aynı zamanda belirli bir süre sonra görünürlük yavaşça ortadan kalkmakta. Yani onlarla her gün, ya da günde birden fazla kez iletişime geçmelisiniz. Bu her seferinde aynı sayfadan birden fazla post paylaşmak demek değil tabii ki. Yönettiğiniz sosyal medya ağlarının farklı özelliklerini kullanıyor olmak önemli. Örneğin Instagram’da içerik paylaşımı yapmadığınız günlerde hikaye paylaştığınızdan emin olmalısınız.

Son önlem ise CRM. Cevapsız soru, beğenilmemiş yorum ya da çözülmemiş şikayet olmamalı. Sayfanızın aktifliği, kullanıcıya verdiğiniz değer her zaman algoritmalar tarafından da görülmeli ve sizi bir adım öne çıkarmaya hazır hale getirmeli. Paylaşımların altında ürünle ilgili bir soru varsa bunu mutlaka cevaplamalısınız. Çok basit bir emoji ile yanıt verildiyse bunu beğenmelisiniz ve tabii ki şikayetleri ortadan kaldırmak yerine ilk olarak çözmeyi tercih etmelisiniz.

Şikayet konusu da önemli bir konu. Çünkü bazı şikayetlere gerçekten yanıt veremeyeceğiniz durumlar olabilir. Örneğin şirket politikası gereği kullanıcıların mutlu olmadığı bir aksiyon alınmış olabilir. Bunu eğer hiçbir şekilde anlatamayacaksak cevap vermemeyi tercih edebiliriz. Ancak her zaman için ilk mesele: kullanıcıları cevapsız bırakmamak. Bu sayede sayfadaki kullanıcılar da etkileşime geçerek sayfanın organik görünürlüğünü artıracaktır.

Sosyal medyada görünürlüğü destekleyici ve harekete geçirici yöntemler

İşte başlıktaki sorunun cevabı tam olarak burada yatıyor. Sosyal medyada görünürlüğü artırmak ne kadar aktif olduğunuzla, yaratabildiğiniz değerle ve deneyerek öğrenebildiğiniz bir süreçle gerçekleşiyor.

Kendinizi ve hedef kitlenizi tanıyın

Her zaman olduğu gibi önce kendi ürünümüzü tanıyoruz. Özelliklerini çok iyi biliyoruz ve onu nasıl kullanabileceğimizi, iletişim stratejimizde ne kadar öne çıkarabileceğimizi belirliyoruz. Ardından -bakınbuçokönemli- hedef kitlemizi tanıyoruz.

Hedef kitleyi tanımadan atılmış her adım boşa atılmıştır. Eğer hedef kitle elmayı sevmiyorsa onlara elma uzatmasınız değil mi? Ben de öyle düşünmüştüm. Hedef kitlenizi içerik pazarlama stratejisinde belirlemediyseniz yani bir içerik pazarlama stratejiniz yoksa raporlarla anlayabilirsiniz. Onların hangi içeriklere daha fazla tepki gösterdiğiniz, hangi içeriklerinizin organik olarak daha fazla yayıldığını ya da en çok hangi içeriğin paylaşım aldığını. Bir raporu okuyamazsanız hedef kitlenizi de doğal olarak tanıyamazsınız. Bu yüzden raporlar alıp geçmişe dönük gerçeklerle geleceği şekillendirmeniz gerekiyor.

Yenilikçi olun

Ardından yenilikçi olmak devreye giriyor. Maalesef ki yenilikçi olmak sürekli olarak real-time marketing çalışmaları yapmaya çalışmakla değil, hedef kitle için doğru olan yeniliği benimsemekle oluyor. Bir marka bir paylaşım yaptı ve tuttu diye siz de denediğinizde tutacak değil. Burada önemli olan markanızın bu aksiyona uyumlu olup olmaması. Tıpkı her özel günün her marka tarafından kutlanmak zorunda olmaması gibi. Markayı ve yenilikleri / yapılacakları eşleştirebileceğiniz bir matriks çıkarabilirsiniz işiniz çok daha kolay olacaktır.

Peki nedir bu yenilikler? Neler yapacağınız sosyal medya görünürlüğümüzü artırmak için? Doğru kanallara hızlıca adapte olacağız. Şu anda Instagram kullanıcılarının postlar yerine hikayelere odaklandığını biliyoruz. O halde hikayeleri aktif bir şekilde kullanacağız ve bu alanda yaratıcılığımızın sınırlarını zorlayacağız.

Takibe yönlendirin

Facebook’ta organik olarak erişimi yönlendirecek, görünürlüğü artıracak yönlendirmeler yapacağız. Örneğin “Haber Kaynağında Başta Göster” paylaşımı lovemark olan pek çok marka için harika bir yönlendirme. Çünkü algoritma nedeniyle arkada kalabilecek olan paylaşımların da görülmesine yardımcı olacaktır.

Bunu Instagram ve Twitter’da da yapabilirsiniz. YouTube’da da yine aynı şekilde abone olma ve çana tıklama şeklinde devam ettiğini biliyorsunuz. Yani kullanıcılarımıza bunları hatırlatmak onları aksiyona davet etmek oldukça önemli.

İş birliği yapın

Başka markalarla ya da kişilerle iş birliği yapın. Her zaman farklı iki kitlenin buluşması ve daha fazla görünür olması demektir bu. Zaten bu nedenle de son zamanlarda çılgınlar gibi influencer iletişimi görüyoruz. Çünkü influencer’ın kendi heybesindeki takipçiyi diğer markaya doğru yönlendirmesi ile nazik ve sakin bir süreç işliyor. Doğru kurgulanmış bir influencer kampanyası markayı kısa ve uzun vadede oldukça pozitif bir şekilde etkileyebilir. Bu sayede de ulaşmak istediği yeni kitlelere ulaşabilir ve görünürlüğünü de artırabilir.

Her yere yayılın

Bu harika bir yöntem. Tüm dijital varlıklarınızda sosyal medya yönlendirmeleri bulunsun. Örneğin web sitenizde, e-postalarınızda ve hatta bu takip ve etkileşimleri bu kanallardan kurgularla da artırabilirsiniz. Çünkü sizinle iletişime geçmek isteyecek potansiyel kullanıcılar (örneğin web sitenize gelenler) ve sadık kullanıcılar (e-bültenlerinize abone olanlar) sizin aynı zamanda sosyal medya fedaileriniz de olabilir.

Aynı zamanda basılı her şeyde de sosyal medya hesaplarınızın yer aldığından emin olun. Kullanıcı nerede olursa olsun ona sunabileceğiniz, göstermek isteyeceğiniz bir sosyal medya hesabınız olduğunu unutmayın. Kartvizitlerden tutun da evrak zarflarına kadar her yerde uygun olduğu sürece kullanın.

Paylaşım butonlarını sahiplenin

Özellikle bol bol içerik üretilen bir web sitesine sahipseniz web sitenizde paylaşım butonlarının olmadığını hayal dahil etmemelisiniz. Çünkü yayılım yeni kullanıcılara ulaşmak ve dolayısıyla da görünürlüğünüzü artırmak demektir. Bir makale paylaşıldığında kullanıcı hızlıca dönüp sizi bulabilmeli, tekrar paylaşabilmeli ve bu paylaşım zinciri kırılmadan devam edebilmeli.

Yalnızca Facebook ve Twitter paylaşım butonları değil mümkün olduğunca fazla paylaşım butonu koyarak (bunları açılır kapanır bir şekilde sunabilirseniz mükemmel olur) kullanıcının dilediği her yerden bunu paylaşabilmesini sağlamalısınız.

İletişiminizi kanallara göre güncelleyin

Her şey birbirinin aynısı olamaz. Hiçbir şey aynı olmamalı. Evet aşırı anlamsız gibi görünse de bu iki cümle temelde şunu anlatmak istiyorum: her sosyal medya hesabı kendi iletişimine, kendi diline ve görsel dünyasına sahip olmalı. Böylece farklı alanlardaki kullanıcılara doğru bir şekilde ulaşmış oluruz.

Örneğin Twitter iletişimi diğer ağların bir kopyası değil tamamen kendine has bir şekilde kurgulanmalı. Twitter’ı Instagram olarak kullanan bir markanın başarılı olma ihtimali oldukça az. Tabii ki marka sanat eserlerini paylaşan ya da yalnızca komedi ekran görüntüleri paylaşan bir hesap değilse.

Toparlarsak;

  • Öncelikle var olan kitleyi aktif tutun
  • Hiçbir şeyi cevapsız bırakmayın
  • Hesapları kendine has yöntemlerle yönetin
  • İş birliği yapın ve etki alanınızı genişletin
  • Aksiyona yönlendirin
  • Paylaşılabilir hale gelin

Ama ne olursa olsun tutarlı olmaktan vazgeçmeyin. Tutarlı ve sürerli her iletişim başarıya odaklanır.